Archive for the 'Toplantı Notları' Category

h1

Toshiba Hafıza Kartları

Salı, Şubat 20th, 2007

Tarih: 16 Şubat 2007 Saat:10:00 

Yer: Swissotel Multimedya, Toshiba cep telefonlarından sonra Toshiba hafıza kartları ve parmak belleklerin de Türkiye dağıtımını üstlendi. Multimedya benim sevdiğim bir şirkettir. Daha doğrusu Multimedya’dan tanıdığım tek kişi olan Gözde Erinç sevdiğim biridir. Çünkü o da işini iyi yapmaya çalışanlardandır. Ne zaman yardıma ihtiyacınız olsa yardım eder, işleri kolaylaştırır. Hep çok yoğundur ama şimdiye kadar işten kaçtığını hiç görmedim. Neyse Gözde hafta başında bu toplantıyı haber verdi ve hafıza kartı konusunda Multimedya – Toshiba işbirliği lansmanından sonra Toshiba’nın cep telefonu bölümünün yetkilileriyle de bir yemek yenileceğini de söyledi. Gittik… 

Organizasyon konusunda söylenebilecek tek şey çok iyi olduğu. Ama bu tarz lansmanlarda bence yurt dışından gelen konuklara aha çok konuşma şansı verilmeli. Yoka adamların o kadar saat uçarak buraya gelmelerinin bir anlamı yok. Bir şirketin Dünya Başkanı, Avrupa Pazarlama Müdürü gibi adamların Türkiye’ye sadece oturmak için geldiklerini görmek gerçekten çok üzücü. Öte yandan bu adamlar sadece oturunca ben de oraya sadece yemek yemeğe gitmiş oluyorum. Sağ olsunlar mekanlar, menü filan güzel ama kahve bahane, gönül muhabbet istiyor. Yani gönül bu adamların konuşmasını istiyor.  Bir de rekabet konusundan bahsetmek lazım. Hemen hemen her basın toplantısında sunumlar yapılır. Ve bu sunumlarda, basın toplantısını düzenleyen şirketin profilinden bahsedilir. O nedenle hiçbir şirket yetkilisi bence rakipleri diline dolayarak örnek vermemeli. Bu hatayı Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv de bilişim basınıyla tanıştığı toplantısında yapmıştı. Ve ben onu da blog sayfama yazmıştımMultimedya toplantısının da bir şirket yetkilisi off the record notu düşerek rakiplerden bahsetti. Dedim ya bence bu yöntem, iş yapmak için doğru bir seçim değil. Rakip, rakiptir ve onlar gerçekten kötü veya yetersiz olsalar bile bunu bir kez daha söylemen onları daha kötü veya daha yetersiz hale getirmez. 

h1

Süreyya Ciliv

Çarşamba, Ocak 31st, 2007

Tam “Ben GSM operatörümü değiştireceğim” başlıklı yazıyı yazdığım günlerdi. Turkcell’in Kurumsal İletişim Departmanı’ndan bir davet aldım. Yeni Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in bilişim gazetecileriyle yapacağı tanışma kahvaltısına beni de çağırıyorlardı. O nedenle bu davet biraz komik gelmişti. Hatta bir ara evde blog sayfamı takip ediyorlar diye bu davetin esprisini bile yaptım :)

Neyse Süreyya Ciliv benim için önemli bir figür. Çünkü Microsoft Türkiye’nin genel müdürü olarak başladığı Microsoft macerasında tepeye en yakın noktalarda görev almış bir isim. Ve Microsoft’u Turkcell’den gelen teklif üzerine bırakmış biri. Geçmişte hiç tanışmasak da Ciliv ile ilgili duyduğum bir şey beni çok etkilemişti. Microsoft Türkiye Genel Müdürü’yken Süreyya Bey, tüm Türkiye’deki müşterileriyle tek tek ilgilenmeye çalışırmış. Casper, Eskort gibi yerli bilgisayar şirketlerine, yani toptancı pozisyonundaki müşterilerine de küçük bilgisayarcılara da zaman ayırıp onları işleri büyütmeleri için yüreklendirirmiş. Bunu birçok farklı sohbet ortamında duyduğum için doğruluğundan hiç şüphe etmemiştim. Hatta ben de bir önceki işimde buna benzer bir taktik uygulayarak getirilerini çok net görmüştüm.

Kahvaltı 23 Ocak Salı sabahı, Tepebaşı’ndaki Turkcell Genel Müdürlük Binası’nda yapılacaktı. Yani Hırant Dink’in cenazesiyle aynı günde. O nedenle Tepebaşı’na ulaşmam pek kolay olmadı. Yolun büyük bir kısmını yürümek zorunda kaldım :( İçeri girdiğimde de yorgunluktan ve telaştan bitmiş bir haldeydim. Sohbet de çoktan başlamıştı. Uzun kahvaltı masasında Ciliv’i doğrudan göremeyen, kıyıda köşede kalmış bir yere iliştim. Ciliv kendinden çok emin bir şekilde sorulan sorulara cevap veriyordu. Neler söylediğini uzun uzun anlatacak değilim. Ne de olsa birçok yerde Ciliv’in anlattıkları zaten yazıldı.** Konuşmasında bence önemli olan şeyse kendi geçmişini ve başarılarını çok net ifade etmesi, bu kariyeri Turkcell’de de devam ettirmeye niyetli olduğunu kesin bir şekilde dile getirmesiydi. Öte yandan bazı sorular karşısında, “henüz 10 günlük genel müdür olduğu için” sözü yardımcılarına bırakması da hoştu. Ancak son bir aydır Vodafone ve Avea genel müdürlerinin yaptıkları basın toplantılarına katıldığım için bir şey dikkatimi çekti. Ciliv isim vererek rakiplerinin yetersizliklerinden bahsedebiliyordu. Sanırım bu Microsoft’tan kalma kötü bir alışkanlık. Ne de olsa Turkcell, Microsoft kadar büyük ve rakipsiz değil. Eminim kahvaltı sonrası bu konuda şirket içinden de kendisine bazı hatırlatmalar yapılmıştır.

Peki Ciliv’in açıklamaları beni tatmin etti mi? Hayır etmedi. Hala Turkcell’den kurtulacağım günü iple çekiyorum. Ayrıca ayak üstü sorduğum Turkcell’in hisse geri çağrımında muafiyet istemiyle ilgili yaptığı başvurunun kabul edilmemesiyle ilgili soruyu da geçiştirdi. Ki bu bence çok önemli bir sorun. Çünkü bir genel müdür olarak şirketiyle ilgili son bir hafta içinde alınmış bir kararı bilmemeye hakkı olmadığını düşünüyorum. Ama şuna eminim ki geçen hafta Turkcell’in yabancı ortağı TeliaSonera’nın açtığı davayı kazanması sonrasında Süreyya Bey’e bu ve benzeri konularda fazlasıyla bilgi verilecektir  / verilmiştir. TeliaSonera’nın Turkcell’deki ortaklık yapısının değiştirmesiyle ilgili isteği ve küçük yatırımcıyı korumak için BORYAD tarafından açılan iptal davasının kabul edilmesi bence Avea ve Vodafone’dan daha önemli başlıklar. Çünkü her iki olay da Turkcell’in karlılığını Avea ve Vodafone’dan daha çok etkileyebilme potansiyeline sahip.

Neyse eğer Süreyya Ciliv ile yakın gelecekte tekrar karşılaşma fırsatım olursa gözlemlerimi yine buraya yazacağım.