
Cem Yılmaz + Mazhar Alanson + Biricik Suden
Salı, Mayıs 1st, 2007
Türk Telekom’u sevmek, bu şirketin yaptıklarına saygı duymak mümkün değil.
Biz diyoruz ki TT’nin verdiği tüm hizmetler çok pahalı. TT her ne kadar fiyatları düşürdüğünü iddia etse de hem ADSL hem de telefon görüşmeleri konusunda dünyanın en pahalı tarifelerinden birine sahip.
Zaten sürekli indirim yaptığını iddia etmesine rağmen hala yüksek fiyatlara sahip olması bile TT’nin bizleri “memnun edilecek müşteri” gibi değil de daha çok “yeterince yolunamamış kaz” olarak gördüğünün en büyük kanıtı…
Şimdi gelin küçük bir değerlendirme yapalım; bu TT ki sabit telefon tarifesinde indirim yaptığı yalanını söyleyerek fiyatı yükseltmiştir. Bu TT ki yıllardır ADSL tarifesini düşürür ama hala dünyanın en pahalı, en karlı ADSL’ini satar. Bu TT ki müşteri hizmetlerine sorulan sorulara, soranın kim olduğuna bakarak cevap verir. (Burada ne demek istediğimi, beni tanıyanlar anlayacaktır). Ve bu TT ki ne kadar kazıkçı bir şirket olduğu gerçeğini günümüzün en pahalı figürlerini reklamlarında oynatarak saklamaya çalışır…
Hepimiz biliyoruz ki Cem Yılmaz, şu an Türkiye’nin en başarılı ismidir. Ve yine aynı Cem Yılmaz bu ülkenin en pahalı adamıdır. Yaptığı işin hakkını fazlasıyla almadığı sürece o işi yapmamaktadır. Mazhar Alanson’un da ucuz bir isim olduğunu sanmıyorum. Bence yılların Mazhar Alanson’u da (Cem Yılmaz kadar olmasa bile) reklamlarda oynamak için epey para ister. Yani Cem parayı arabalarıyla anca taşırken, Mazhar’ın “biricik” eşiyle birkaç bavula doldurduğu düşünülebilir.
Sakın yanlış anlaşılmasın! Benim gözüm ne Cem’in ne de Mazhar’ın kazandığı parada. Helali hoş olsun.
Benim lafım sadece Türk Telekom’a…
Yanlış fiyatlandırmalar yapmasa, bizleri kazıklamak için eline geçen her fırsatı kullanmasa, verdiği hizmetlerin fiyatını GERÇEKTEN düşürse, Cem Yılmaz’ı televizyonda görünce ben de güleceğim.
Ama şu an televizyondaki TT reklamlarını görünce sadece küfediyorum… Hatta o kadar sağlam küfürler ediyorum ki eminim bütün TT yöneticilerinin o an kulakları çınlıyordur, rahat yataklarında mışıl mışıl uyuyanlar bile şöyle bir dönüyordur;)
Türk Telekom’u sevmek, bu şirketin yaptıklarına saygı duymak mümkün değil.
Biz diyoruz ki TT’nin verdiği tüm hizmetler çok pahalı. TT her ne kadar fiyatları düşürdüğünü iddia etse de hem ADSL hem de telefon görüşmeleri konusunda dünyanın en pahalı tarifelerinden birine sahip.
Zaten sürekli indirim yaptığını iddia etmesine rağmen hala yüksek fiyatlara sahip olması bile TT’nin bizleri “memnun edilecek müşteri” gibi değil de daha çok “yeterince yolunamamış kaz” olarak gördüğünün en büyük kanıtı…
Şimdi gelin küçük bir değerlendirme yapalım; bu TT ki sabit telefon tarifesinde indirim yaptığı yalanını söyleyerek fiyatı yükseltmiştir. Bu TT ki yıllardır ADSL tarifesini düşürür ama hala dünyanın en pahalı, en karlı ADSL’ini satar. Bu TT ki müşteri hizmetlerine sorulan sorulara, soranın kim olduğuna bakarak cevap verir. (Burada ne demek istediğimi, beni tanıyanlar anlayacaktır). Ve bu TT ki ne kadar kazıkçı bir şirket olduğu gerçeğini günümüzün en pahalı figürlerini reklamlarında oynatarak saklamaya çalışır…
Hepimiz biliyoruz ki Cem Yılmaz, şu an Türkiye’nin en başarılı ismidir. Ve yine aynı Cem Yılmaz bu ülkenin en pahalı adamıdır. Yaptığı işin hakkını fazlasıyla almadığı sürece o işi yapmamaktadır. Mazhar Alanson’un da ucuz bir isim olduğunu sanmıyorum. Bence yılların Mazhar Alanson’u da (Cem Yılmaz kadar olmasa bile) reklamlarda oynamak için epey para ister. Yani Cem parayı arabalarıyla anca taşırken, Mazhar’ın “biricik” eşiyle birkaç bavula doldurduğu düşünülebilir.
Sakın yanlış anlaşılmasın! Benim gözüm ne Cem’in ne de Mazhar’ın kazandığı parada. Helali hoş olsun.
Benim lafım sadece Türk Telekom’a…
Yanlış fiyatlandırmalar yapmasa, bizleri kazıklamak için eline geçen her fırsatı kullanmasa, verdiği hizmetlerin fiyatını GERÇEKTEN düşürse, Cem Yılmaz’ı televizyonda görünce ben de güleceğim.
Ama şu an televizyondaki TT reklamlarını görünce sadece küfediyorum… Hatta o kadar sağlam küfürler ediyorum ki eminim bütün TT yöneticilerinin o an kulakları çınlıyordur, rahat yataklarında mışıl mışıl uyuyanlar bile şöyle bir dönüyordur;)
