h1

Ada vapuru yandan çarklı

6 Nisan 2010

Önemli not: Bu yazıyla ilgili çok değişik bir eleştiri aldım. Sevgilim burada paylaştığım fiyat bilgilerinden rahatsız olduğunu söyledi. Bu bilgilerin sanki Büyükada’da yaptığımız harcamalardan şikayetçi olduğum fikri çıkabileceğini, en yalın haliyle okuyanlarda benim cimri olduğum fikri oluşturabileceğini söyledi. Ben sadece 2010 yılının Nisan ayında adada geçirilecek bir hafta sonunun maliyeti konusunda bilgi vermek istemiştim. Başka bir amacım yoktu :)

 

Yaş kemale erdi ama ben daha adalara yeterince gidemedim :( İstanbul’da doğup, büyümeme rağmen üçüncü ada ziyaretimi ancak geçen hafta sonu (3 – 4 Nisan) gerçekleştirebildim. Ve fark ettim ki ada beni rahatlatıyor; yeşile sinen iyot kokusu bana iyi geliyor. İlk kez adaya hafta sonu gittiğim için kalabalık nedeniyle biraz şaşırdım. Paskalya tatili için İstanbul’a gelen bütün turistlerin Büyükada’yı ziyaret edecek zaman bulmasınaysa şaşırdım, ama yine de keyifliydi. İyi ki güzel sevgilimin lafını dinleyip gitmişim :) Ama tabii ki söyleyeceklerim / paylaşacaklarım var ;)

 

Panorama Butik Hotel

Kaldığımız otelin manzarası gerçekten mükemmeldi. Otel, Büyükada deniz otobüsleri iskelesinin tam karşısındaki yamaca kurulduğu için, adı gibi panoramik bir manzarası vardı. Ancak anladığım kadarıyla otelin bazı odaları bu manzaraya bakmıyor, o nedenle rezervasyon sırasında iyice bilgi almak gerekiyor. Mesela biz manzaralı bir odada kalabilmek için gezimizi bir hafta erteledik. Bu oteli seçmemizinse özel bir nedeni yoktu. Google’da yapılan standart bir arama sonrası kontak kurulan otellerden biriydi. Doğal olarak insan Büyükada’da çok geniş, çok konforlu bir otel odası beklemiyor zaten. Ayrıca adaya, otel odasında oturmak için de gelmiyorsunuz. O nedenle odamızın konforuyla ilgili bir sorunum yok. Ama Pazar sabahı yaptığımız kahvaltıyla ilgili bir şeyler söyleyebilirim. Çok fakir bir açık büfemiz vardı. Zaten küçük olan balkonda, kahvaltı büfesi için de mümkün olan en az yer ayrıldığından, otel çalışanları biten peynir, zeytin, salam tabaklarını zaman yitirmeden yenileriyle değiştiriyordu. Fakat çok fazla seçenek de zaten sunulmuyordu. Öte yandan oteldeki oda sayısı, kalan insan sayısı belliyken kahvaltının ortasında simidin bitmesi bence kötü bir yöneticinin işi olmalı. Simidin durumunu sorduğum yetkili, simit aldırmak için birini pastaneye gönderdiklerini söyledi. O zaman aklımdan “bir gecelik konaklama bedeli olarak 200 TL fiyat belirleyen yönetimin, konuk sayısıyla doğru orantılı simit alma konusunda” biraz cimri davrandığını geçirdim. Bir de iyi bir günümdeydim, yoksa otele girişte “ücreti şimdi mi, çıkışta mı ödeyeceksiniz? Çıkışta ödeyecekseniz kredi kartı bilgilerinizi hemen almalıyız” tavrına ve üzerinde TC kimlik no yazmadığı için sürücü ehliyetimin tek başına geçer kimlik belgesi olarak kabul edilmemesine sorun çıkarabilirdim. Dedim ya ada beni rahatlatıyor, denize bu kadar yakın olduğum zaman mümkün olduğunca az sorun çıkarıyorum ;) Neyse sonuç olarak, genel anlamda otelden şikayet etmek mümkün değil. Önerir miyim? Gönül rahatlığıyla. Bir daha kalır mıyım? Daha güvenilir bir kıyaslama yapmak için diğer otellere şans vermeyi tercih ederim.

www.panoramabutikhotel.com

(216) 382 30 30

 

Yücetepe Kır Gazinosu

Paskalya ve hafta sonu nedeniyle çok kalabalık olan Büyükada’da bisiklete binmedik. Aya Yorgi’ye faytonla gittik. Ama ne yalan söylemeli Aya Yorgi tırmanışının başladığı Lunapark Gazinosu’na kadar faytonla gelmek için 20 TL ödemek bana biraz dokundu. O nedenle dönüş yolculuğunda faytona binmeyip, yürüdük ;) İstanbul’a dönünce Adalar Belediyesi’nin web sitesinde fayton tarifesini buldum. Bence tüm fiyatlar bir kez daha gözden geçirilmeli.

Benim için Aya Yorgi’ye çıkmak demek, Yücetepe Kır Gazinosu’nda zaman geçirmek demek! Kiliseyle, mimarisiyle veya bu kilisenin Hıristiyanlar gözündeki yeriyle nedense hiç ilgilenmiyorum. O yokuşu, sonrasında kavuşacağım manzara, tatlı esinti ve şarap için çıkıyorum.  Yine öyle yaptım :) Bu arada Yücetepe’nin hafta sonları self- servis olduğunu da öğrenmiş oldum. Neyse ki benim “güzel kızım” sıraya girdi ve masaya iki şiş sucuk, bir çoban salata, patates kızartması, yaprak sarma ve bir şişe kırmızı şarapla döndü. Yanlış hatırlamıyorsam hepsine 60 TL civarı bir ödeme yaptığını söyledi. Sucuk ve çoban salata her zamanki gibi çok güzeldi. Burada yapılan salatayı nedense çok seviyorum sanırım kullandıkları zeytin yağı beni baştan çıkarıyor. Eğer yanlış hatırlamıyorsam daha önceki ziyaretlerimde farklı bir şarap içmiştim. Belki şarabın markasını değiştirmiş olabilirler ama gayet güzeldi. Bir dahaki sefere hafta içi gelmeye ve tüm günü bu güzel yerde kitap okuyarak geçirmeye karar verdik :)

www.yucetepe.com

(216) 382 13 33

 

Yemek olayı

Yukarıda o kadar zamansız yemişiz ki akşam yemeği olarak düşündüğümüz rakı – balık olayına giremedik. Otelde akşamları “bir eğlence, bir varyete,” daha doğrusu canlı müzik varmış. Otele giriş yaparken konuyla ilgili uyarılmış, pardon bilgilendirilmiştik. Olay anında da telefonla durumdan haberdar edildik. Bu atraksiyona katılmamak için sevgilimi ikna edip, soluğu meydandaki birahanelerden birinde aldık. Bir salata, bir porsiyon midye tava, bir porsiyon kalamar, bir çupra (ben çipura değil çupra demeyi tercih ediyorum) ve iki tane de 50’lik fıçı Efes’e 60 TL ödedik.

 

Prinkipo Restoran

Restorandan verdikleri satış fişinde Pirinkipo yazıyor ama sanırım doğrusu Prinkipo olmalı; o nedenle ara başlığa Prinkipo yazdım. Rakı – balık olayına girmesek de geceyi rakıyla bitirmek istedik. Gündüz dolaşırken diğerlerinden biraz uzakta olan Prinkipo dikkatimizi çekmişti. İskelenin hemen solundakiler gibi turistik değil de, daha lokal bir yere benziyordu. O nedenle buraya gittik. Ne yazık ki tatlıları yokmuş; portakal, elma ve çilekten oluşan bir meyve tabağına ve büyük şişeden bölünen 20’lik Yeni Rakı’ya 30 TL ödedik. Ortam gayet güzeldi. Turistik değil, lokal tespitimiz de doğruydu. Ama içeride hemen hemen her masada sigara içiliyordu. Bu şikayetimizi mekânın işletmecisine ilettiğimizde sigara içenlere müdahale ederse iş yapamayacağı, ekmeğinden olacağı cevabını aldık. Hemen hesabı ödeyip, oradan ayrıldık. Dün bu işletmeyi Adalar Belediyesi’ne şikayet ettim. Belediyeden bir cevap alamazsam şikayetlerime devam edeceğim.

(216) 382 35 91

İşte böyle; ada vapuru yandan çarklı…

Leave a Comment

*
Resimdeki kelimeyi girin.
Anti-Spam Image