
3D, torrent’i öldürür mü?
16 Şubat 2010Benim üç boyutlu film maceram “U2 3D” ile başladı. Biz çocukken ara ara vizyona giren ve o günlerin şartlarına göre üç boyutlu olarak kabul edilen filmleri saymıyorum tabii. “U2 3D”den çıktıktan sonra filmin nasıl olduğunu soranlara “hayatımda izlediğim en güzel konser” dediğimi hatırlıyorum. Gerçekten de öyleydi. Şimdi bile filmin çekildiği tüm Güney Amerika konserlerini izlemiş gibi hissediyorum
İkinci deneyimimse “Avatar”dı. Bence üzerine söylenecek çok bir şey yok; “yok öyleymiş, yok böyleymiş”lere hiç katılmıyorum. Beğenmeyenleri anlamıyorum. Ki ilk başlarda, film daha vizyona girmeden çok önce duyduklarım bende bir antipati yaratmıştı. Bence üzerine konuşulacak çok şey var; herkes filmde en çok beğendiği şeyi, beğenmeyenlere anlatmalı. Filmi izlerken aklına başka bir şey gelip gelmediğini düşünmeli. Gerçekle, gerçek olmayanın buluştuğu sahneleri bir kez daha hatırlamaya çalışmalı.
Son üç boyutlu filmim ise “Garfield’s Pet Force” oldu. Aslan oğlum Doğuş’la birlikte filmi seyrederken, sinema endüstrisinin düştüğü duruma şaşırdım
Koca bir endüstrinin, internet üzerinden yapılan paylaşımı azaltabilmek adına maliyetlerin yükselmesine katlanmasını, DVD satışlarının belli süre için azalma riskini almasını üzüldüm
Demek ki torrent’ler gerçekten Hollywood’dakilerin kazançlarını fena halde düşürmüş. İnsanları tekrar sinema salonlarına çekebilmek adına ne yapacaklarını şaşırmışlar. Ürünü farklılaştırma çabaları sonucunda da yok 50 yılın şehir efsanesi üç boyut teknolojine sırtlarını dayamışlar. İyi de yapmışlar:)
Kısa bir süre önce, Panasonic Türkiye’nin açılışı yapılırken öğrendim ki Panasonic Hollywood’da üç boyutlu filmlerin üretim aşamasını kolalaştırmak için bir stüdyo bile kurmuş. Şimdi de 3D teknolojisiyle destekli, ev sinemasına sistemlerin üretimine hız veriyor. Zaten İstanbul’da yapılan lansmanda bu sistem de tanıtıldı.
Şimdi ortaya çıkan durum bence çok basit. 3D teknolojisi, Hollywood patronlarına torrent ile mücadele konusunda zaman kazandıracak. Sonrasında aynı sistemler evlere de gireceği için insanlar yine filmlere bir şekilde ulaşıp evlerinde seyredecekler. 3D torrent’i öldüremeyecek. Olsa olsa süreci biraz yavaşlatacak. Hatta parası olan ve 3D destekli ev sineması sistemlerine erkenden kavuşacak olan torrent’çiler bu işten kazançlı bile çıkacaklar.

Zamanında NTV’deki bir sinema programında bir eleştirmen açıklamıştı James Cameron’ın amacını; DVDler ve “pirated” filmler nedeniyle sinemanın salonlardakş endüstrisinin düşüşe geçebileceğini bu yüzden tüketicilere evde izleyemeyecekleri bir yapım gerektiğini söylemiş. Avatar bu nedenle Cameron’ın çizdiği yol planına uyuyor, yakında çıkacak olan 3B filmler de bu çözüme uyacaklar gibi.