Archive for Şubat, 2010

h1

Web sitelerindeki etiketler

Perşembe, Şubat 25th, 2010

Son yedi aydır özel bir işim nedeniyle her gün ortalama bir saat internette sörf yapıyorum. Yürüttüğüm bir projeyle ilgili forumlarda ve blog sayfalarında yazılan yazıları, yorumları kontrol ediyorum. Her ay sonunda da kayda değer bir içerik barındıran sitelerin Alexa Rank’lerini not ediyorum. Tahmin edeceğiniz gibi pek keyifli bir iş değil :(

Belirli anahtar kelimelerle Google’da yaptığım aramalar sonunda ziyaret ettiğim yeni web sitelerindeki benzer içeriğe ulaşmak konusunda da etiketlerden (tags) yardım alıyorum. Özellikle blog sayfalarında etiketler işimi çok kolaylaştırıyor. Ne mutlu ki vBulletin gibi birçok hazır forum sistemi de artık etiket özelliğini destekliyor. Yani etiketler sayesinde işim bir nebze olsun kolaylaşıyor.

Ama ne yazık ki ziyaret ettiğim web sitelerinin çoğunda, site sahiplerinin etiketlere gereken özeni göstermediğine şahit oluyorum. İnanır mısınız bugün bir sitedeki etiket yumağı içinde “ile” bağlacını bile gördüm. Bildiğiniz gibi hem blog, hem forum sistemleri, yazılan yazının veya açılan konunun başlığındaki kelimeleri otomatik olarak etiket bulutuna ekleyebiliyor. Bizim site yöneticilerimiz de etiketleri hiç kontrol etmeden yazdıkları yazıyı yayınlıyorlar. Sonuç olarak da etiket bulutları arasında ziyaretçiye hiçbir kolaylık sağlamayan “ile” gibi kelimeler olabiliyor. Ya da Münevver ayrı bir etiket, Karabulut ayrı bir etiket olarak karşınıza çıkabiliyor.

Sanırım ziyaretçilerin hayatını kolaylaştırması gereken, içeriğin kolayca kategorize edilebilmesini sağlayan etiket bulutlarına biraz daha dikkat etmek gerekiyor. Site sahipleri daha kaliteli hizmet için dikkat ederken, ziyaretçiler de küçük bir gülümseme için “ile” benzeri faydasız elemanlara dikkat edebilir :)

h1

3D, torrent’i öldürür mü?

Salı, Şubat 16th, 2010

Benim üç boyutlu film maceram “U2 3D” ile başladı. Biz çocukken ara ara vizyona giren ve o günlerin şartlarına göre üç boyutlu olarak kabul edilen filmleri saymıyorum tabii. “U2 3D”den çıktıktan sonra filmin nasıl olduğunu soranlara “hayatımda izlediğim en güzel konser” dediğimi hatırlıyorum. Gerçekten de öyleydi. Şimdi bile filmin çekildiği tüm Güney Amerika konserlerini izlemiş gibi hissediyorum ;)

İkinci deneyimimse “Avatar”dı. Bence üzerine söylenecek çok bir şey yok; “yok öyleymiş, yok böyleymiş”lere hiç katılmıyorum. Beğenmeyenleri anlamıyorum. Ki ilk başlarda, film daha vizyona girmeden çok önce duyduklarım bende bir antipati yaratmıştı. Bence üzerine konuşulacak çok şey var; herkes filmde en çok beğendiği şeyi, beğenmeyenlere anlatmalı. Filmi izlerken aklına başka bir şey gelip gelmediğini düşünmeli. Gerçekle, gerçek olmayanın buluştuğu sahneleri bir kez daha hatırlamaya çalışmalı.

Son üç boyutlu filmim ise “Garfield’s Pet Force” oldu. Aslan oğlum Doğuş’la birlikte filmi seyrederken, sinema endüstrisinin düştüğü duruma şaşırdım :) Koca bir endüstrinin, internet üzerinden yapılan paylaşımı azaltabilmek adına maliyetlerin yükselmesine katlanmasını, DVD satışlarının belli süre için azalma riskini almasını üzüldüm :) Demek ki torrent’ler gerçekten Hollywood’dakilerin kazançlarını fena halde düşürmüş. İnsanları tekrar sinema salonlarına çekebilmek adına ne yapacaklarını şaşırmışlar. Ürünü farklılaştırma çabaları sonucunda da yok 50 yılın şehir efsanesi üç boyut teknolojine sırtlarını dayamışlar. İyi de yapmışlar:)

Kısa bir süre önce, Panasonic Türkiye’nin açılışı yapılırken öğrendim ki Panasonic Hollywood’da üç boyutlu filmlerin üretim aşamasını kolalaştırmak için bir stüdyo bile kurmuş. Şimdi de 3D teknolojisiyle destekli, ev sinemasına sistemlerin üretimine hız veriyor. Zaten İstanbul’da yapılan lansmanda  bu sistem de tanıtıldı.

Şimdi ortaya çıkan durum bence çok basit. 3D teknolojisi, Hollywood patronlarına torrent ile mücadele konusunda zaman kazandıracak. Sonrasında aynı sistemler evlere de gireceği için insanlar yine filmlere bir şekilde ulaşıp evlerinde seyredecekler. 3D torrent’i öldüremeyecek. Olsa olsa süreci biraz yavaşlatacak. Hatta parası olan ve 3D destekli ev sineması sistemlerine erkenden kavuşacak olan torrent’çiler bu işten kazançlı bile çıkacaklar.