Archive for Nisan, 2008

h1

Midnight In Chelsea

Perşembe, Nisan 10th, 2008

Gecikmiş bir yazı olduğunun farkındayım ama yazmam gerekiyordu. Hayaller bir gece vakti Londra’daki Stamford Bridge’de sona erdi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne veda eden taraf oldu. Öyle ahım şahım bir futbol oynamayan Chelsea, bizi kupadan eledi. Anelka’nın, Shevckenko’nun yedek kaldığı bir takımla oynadık. Kazanmayı hak ettiler ama bence öyle eze eze de kazanamadılar. İlk maçla ilgili üzüldüğüm iki nokta var. İlki yediğimiz golü Anelka atsın isterdim. İkincisi ise Deivid’in o muhteşem ikinci golü öncesinde ceza sahası içinde yakaladığı pozisyonu gol yapamaması.

Deplasmanda oynadığımız ikinci maçla ilgili hayal kırıklığımsa defalarca dile getirdiğim bir konu. Stamford Bridge’de sahaya çıkarken Kazım Kazım ve Gökçek Vederson gibi “bu takımda oynamaları şart mı” diye düşündüğüm iki futbolcunun ilk 11’de yer alması. Yani Şampiyonlar Ligi’nde oynayan bir takımın yedek kulübesinde olmaması gereken iki futbolcunun bana yaşattığı hayal kırıklığı. Hele hele Uğur Boral yedekte otururken bunların oynaması…

Öte yandan Şampiyonlar Lig’inde dünyanın en pahalı takımıyla oynayan Fenerbahçe’nin yedek kulübesinde, oyuna girip sahadaki kötü futbolu değiştirecek bir tane bile futbolcusunun olmaması da bana göre düşünülmesi gereken bir nokta.

Son bir şeyde yeni transferimiz Maldonado ile ilgili. Her iki maçta da verdiği pasların %99’unun geriye olduğunu siz de fark ettiniz mi?

h1

Biten Pilleri Ne Yapıyorsunuz?

Cuma, Nisan 4th, 2008

Kaç yıl geçti bilmiyorum ama uzun bir aradan sonra ilk kez geçenlerde bir pilin bittiğini fark ettim. Evet evet bildiğimiz pilden bahsediyorum. Son yıllarda şarj edilebilir cihazlarla o kadar çok haşır neşir olmuşum ki pilleri neredeyse unutuyormuşum.

Hatırlıyorum da 18 – 19 yıl önce, walkman taşıdığım zamanlarda pil hayatımın ayrılmaz bir parçasıydı; ceplerimde hep dolu ve boş piller olurdu. Sonra şarj edilebilir piller almıştım ve pile verdiğim para biraz olsun azalmıştı.

Yakın zamanda ise (üç yıl önce) Canon marka dijital fotoğraf makinesi nedeniyle tekrar pil taşımaya başladım. Allah’tan Canon’dan sonra aldığım Panasonic Lumix’in şarj edilebilir pilleri vardı.

Birkaç yıl aradan sonra ilk kez bir ay önce bitmiş pillerim oldu. Doğal olarak pilleri çöp kutusuna atmadım. Atık pil toplama kutularından birine atabilmek için montumun cebine koyduğum bu piller bir ay boyunca Bakırköy, Zeytinburnu, Sirkeci, Yayla, Mecidiyeköy, Kadıköy, Kızıltoprak ve Göztepe’yi dolaştı. Çünkü artık sokaklarda eskisi kadar çok pil toplama kutusu yok. Baktım ki pilleri atamıyorum, ben de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin web sitesindeki Beyaz Masa uygulamasını kullanarak pil toplama ünitelerinin akıbetini belediyeye sordum. Aldığım cevaptan öğrendim ki belediyemiz artık atık pilleri toplamıyormuş. Bu işi Taşınabilir Pil Üreticileri Ve İthalatçıları Derneği isimli bir kuruma bırakmış. Ne yalan söylemeli böyle bir dernek olduğunu ilk kez duyuyordum. Hemen derneğin web sitesine girdim ve neler yaptığını inceledim. Bana biraz tabela derneğiymiş gibi geldi. Sanki pil ithalatçıları yasal bir zorunluluk nedeniyle veya kamudan alacakları bazı kaynakları garantilemek için bu derneği kurmuşlar gibi… Neyse konumuz bu değil! Derneğin web sitesindeki Atık Pil Toplama Noktaları’nın beni ilgilendiren, bana en yakın olan semtlerine baktığımda hep aynı mesajı gördüm: Toplama noktaları daha sonra yayınlanacak…

Ardından derneğe bir e-mail atarak atık pil toplama noktaları arasında Taksim, Kadıköy gibi merkezi yerlerin olmamasına üzüldüğümü, ayrıca Bakırköy gibi bazı bölgelerin altlarında hiçbir adresin bulunmadığını söyledim ve toplama ünitelerinin sayısını hızla arttıracaklarını umduğumu belirttim. O mesajı gönderirken cevap almayı ummuyordum, almadım da. Ama tamamen bir şans eseri Kadıköy Altıyol’dan aşağı doğru inerken, Kuşdili Caddesi’nin tam ortasındaki Çetinkaya mağazasını biraz geçince, Kuşdili Otoparkı’nın tam karşısında bir tane pil toplama kutusu gördüm ve cebimdeki pilleri oradaki kağıt toplayan eskicilerin şaşkın bakışları arasında bu kutuya attım. İhtiyaç duyabilirsiniz diye atık pil toplama kutusunun tam yerini Google Maps’te de işaretledim.

  

Daha Büyük Haritayı Görüntüle

Eğer bir kez daha tarif etmek gerekirse Altıyol’daki boğa heykelinin oradan trafikle aynı yönde aşağı ineceksiniz. Çetinkaya mağazasını geçince sağdan ikinci sokak, Kadıköy Adliyesi tarafından gelir ve Kuşdili Caddesi’ni keserek Pazar Yolu Sokak’a girer. İşte benim bir aylık aramalar sonunda bulabildiğim tek pil toplama kutusu tam o köşede!

Anlayacağınız (bence) ben üzerime düşeni yaparak atık pilimi evsel atıklarla karıştırmadım ve özel toplama ünitesine attım. Artık o pilin doğaya zarar vermemesini engellemek bu işle ilgili vakfın görevi. Ama ben belediyenin bu işi bir vakfa devretmesini de pek anlayamadım ya neyse…

Önemli not: Lütfen vakfın web sitesini siz de inceleyin ve atık pil toplama noktalarına göz atın. Okullara ve muhtarlıklara konulanlar için bir şey diyemem ama beş yıldızlı otellerdeki kutulara kim boş pil atmaya gider onu ben bilemem…