
Live Earth
9 Temmuz 2007
7 Temmuz günü, yani geride bıraktığımız Cumartesi, küçük bir ara dışında tüm günümüz televizyon karşısında geçti. Çünkü NTV, tüm günü Live Earth konserlerine ayırmıştı. Hatta Pazar sabahı saat 8:45 gibi çok erken bir saatte uyandığımda bile NTV hala yayındaydı. Dün gece saat 23:15′te de tüm konserlerden bir best of derleyerek tekrar verdiler. Sanırım bu akşam da yine bir seçki yayınlayacaklar. Tüm bu yayınlar için NTV’ye teşekkür etmek lazım ama nedendir bilinmez saatlerini televizyonun karşısında geçiren biri olarak içimden bir ses NTV’nin bir şeyi eksik / yanlış yaptığını söylüyor. İnanın sorunu tam olarak isimlendiremiyorum ama neredeyse tüm hafta sonunu Live Earth izleyerek geçirmiş biri olarak daha iyi bir yayın şablonunun kullanılabileceğini düşünüyorum.
İşin Çevreci Kısmı
Gazetelerden okuduğum kadarıyla bazı radikal çevreci gruplar, bu konserlere katılan sanatçıların sahneye çıkacakları kentlere özel jetleriyle uçması nedeniyle atmosfere salınan zararlı gazlar ve konserleri izleyen kalabalığın oluşturduğu çöpler yüzünden konserin amacına hizmet etmediğini düşünüyormuş.
Ben bu fikre hiç katılmıyorum. Eğer bu konserler nedeniyle, konserleri izleyen insanların % 1′i bile evde televizyon seyrederken bir lamba kapattıysa, %0,1′i aralarda verilen mesajlardan / önerilerden birini benimseyip günlük yaşamında uygulama kararı aldıysa bence hedef 12′den vurulmuş demektir.
İşin İstanbul Kısmı
Al Gore’un İstanbul ziyaretini hatırlıyor musunuz? Siz de bütün hafta sonunu benim gibi televizyon ekranına odaklanarak mı geçirdiniz? Organizasyonun büyüklüğünü görmek sizin de içinizi burktu mu? Eğer bu soruylara siz de “evet” cevabını veriyorsanız iptal edilen İstanbul konseri için aynı şeyleri düşünüyoruz demektir. Ne kadar büyük bir fırsatı teptiğimizi görmek gerçekten çok üzücü. Tanıtım işi Boğaz Köprüsü’nü ışıklandırmakla bitmiyor… Formula 1′e İstanbul’un eklenmesiyle veya Ayasofya’nın yeni açıklanan dünyanın yedi harikası listesinde aday olmasıyla da bitmiyor.
Artık yaz aylarında neredeyse her hafta sonu bir partinin, bir konserin olduğu şehrimiz Live Earth organizasyonundan çıkarılıyor. O zaman bana düşen sadece ”yazıklar olsun” demek. Ahmet Necdet Sezer’e yazıklar olsun, Recep Tayyip Erdoğan’a yazıklar olsun, Abdullah Gül’e yazıklar olsun, Kadir Topbaş’a yazıklar olsun, Rifat Hisarcıklıoğlu’na yazıklar olsun, daha doğrusu bu ülkeyi yöneten veya yönetmeye aday olan herkese yazıklar olsun!
İşin Müzik Kısmı
Gelelim işin bana en çok keyif veren kısmına, yani müzik faslına. Tabii ki söze Metallica ile başlayacağım:) Kameralar Kirk’ü sahnede gösterdiği an neler olacağı belliydi sanki:) Beni en çok etkileyen an “Nothing Else Matters” çalarken kameranın birkaç saniyeliğine seyircilere dönmesi oldu. Önde benim yaşlarımda sarışın bir adam, arkada ise taze bir delikanlı “Nothing Else Matters”ı söylüyordu. Dediğim gibi adam benim şu anki yaşlarımda, delikanlı ise 1991′de Metallica’nın kara kaplı albümünü ilk dinlediğim zamanki ben yaşlardaydı… Sonra bir zamanlar Cat Stevens olarak bilinen Yusuf İslam çıktı. Sanırım Müslüman olup adını değiştirdikten sonra “Wild Word”ü ilk kez söyledi. Ya da ben öyle biliyorum. Çünkü şimdiye kadar Yusuf İslam’ın “Wild Word”ü söylediğini ne duymuş, ne de okumuştum. Madonna’nın Live Earth için yaptığı şarkı mükemmeldi. Sahne şovu ise her zamanki gibi 10 numaraydı:) Live 8′e Pink Floyd olarak katıldıkları için burada da tam kadro göreceğimizi umduğum ekipten sadece Roger Waters gelmişti. Ama ben henüz Roger Waters’u seyredemedim. Umarım o da bu akşama kısmet olur:) The Police, Bon Jovi, Duran Duran, Snoop Doggy, Red Hot Chili Peppers, Reamonn, Pussycat Dolls, Lenny Kravitz, Foo Fighters… Hepsi çok iyiydi.
NTV yönetimi bu konseri CNBC-e’de veya E2′de kesintisiz bir kez daha vermeyi düşünmez mi acaba???

Televizyondaki gibi olmaz tabi ama online olarak izlemekte fena olmuyor, en azından beğendiğiniz şarkıcı ve şarkıları.
http://liveearth.msn.com/