h1

Last.fm

7 Haziran 2007

Ne kadar zaman önceydi tam olarak hatırlayamıyorum. Gökberk “Geek United” Can, Last.fm hakkında bir yazı yazmıştı. Ben de Gökberk’in yazısını yayına hazırlarken bu olağanüstü siteyle tanışmıştım. Last.fm gerçekten mükemmel bir siteydi. Hele benim gibi müzik dinleyebilmek için akan suları durdurmaya kalkan biri için nasıl bir deryaydı anlatamam…

Daha dergi yayınlanmadan siteye üye olmuştum bile. Çünkü Last.fm, MP3 dinlemek kavramına, daha doğrusu dijital müzik olayına yepyeni bir boyut getiriyordu. Hem arkadaşlık sitesi, hem bir topluluk, hem de hayatı kolaylaştıran bir hizmet sunuyordu. Siteye üye olunca yanınızda MP3 veya CD taşımanıza gerek kalmıyordu. Tek ihtiyacınız olan geniş band internet bağlantısıydı.

Neyse hemen bu güzel fikrin yaratıcılarıyla kontak kurdum. Dergide haberleri olduğunu söyledim. Ve yerelleştirme çalışmaları arasında Türkiye’nin sırasını sordum. Birkaç hafta içinde Last.fm pojesini yürüten birçok insanla hem telefonla hem de Skype ile görüşmüştüm, karşılıklı onlarca e-mail gönderdik birbirimize. Bu arada Last.fm’in ticari anlamda da başarıya çok yakın olduğunu fark ettim. Mesela Skype’ı destekleyen risk sermayesi grubunun Last.fm’e de destek verdiğini öğrendim. Bu arada anladım ki Türkiye ile de çok ciddi ilgileniyorlar. Daha doğrusu ilgilenmek zorunda kalmışlar. Çünkü kısa zaman içinde Türkiye’den hiç beklemedikleri kadar çok üyeleri olmuş.

Hemen Türkiye’nin adı en bilinen internet şirketlerinden DOL‘un CEO’su Orhan Göksal’dan randevu alıp durumu kendisine anlattım. Neden DOL’u seçmiştim? Çünkü o sırada Skype ile ödeme sistemleri üzerinde bir ortaklıkları vardı. Gördüğüm kadarıyla sonunda DOL’u yönetenler “internet işinin” web hosting kiralamak, dial-up bağlantı hizmeti sunmak veya portal hazırlamaktan ibaret olmadığını kavramıştı. DOL’da bir yandan Skype bir yandan da adı sonradan Smile’a dönüşen (ADSL) geniş band internet erişimi projeleri filiz veriyordu. Üstelik DOL sadece iki kat aşağımdaydı:)

Topu topu birkaç dakika süren görüşmemiz sırasında Orhan Bey beni dinledi. Ona sadece böyle bir sitenin varlığından ve Türkiye’de de kuvvetli bir partner’e sıcak baktıklarından bahsettim. Siteyi ziyaret etti ve gördüğüm kadarıyla 5 – 10 saniyede Last.fm projesinin her şeyini kavradı. Benden kendilerine bir iş planıyla başvurmaları mesajını Last.fm’cilere iletmemi istedi. Sonra da odasının kapısına kadar beni geçirdi… Tabii ki Last.fm’i yöneten kontaklarıma bu durumdan hiç bahsetmedim. Onlarla yaptığım her görüşmeyi, her yazışmayı Last.fm’e çok güvendiğimi söyleyerek, yazarak bitirdim…

Tüm bunları neden mi anlattım?

Dün HABERTÜRK‘te okudum; dünyanın en büyük müzik – eğlence şirketlerinden biri olan CBS, Last.fm’e 141 milyon dolar vererek ortak olmuş. Anlaşılan CBS’tekiler Last.fm’e 5 – 10 saniyeden biraz daha fazla zaman ayırmışlar;)

Bugün de Last.fm’deki iki üst düzey kontağıma birer tebrik mail’i attım. Anlaşma için onları kutladım. Projeye ne kadar güvendiğimi bir kez daha söyledim…

Eğer henüz Last.fm ile tanışmadıysanız bence tam zamanıdır:)

Leave a Comment

*
Resimdeki kelimeyi girin.
Anti-Spam Image