
Aykut Erdoğan Diye Biri Gerçekten Varmış
18 Nisan 2007Garanti Bankası’nı ne kadar “sevdiğim” bir sır değil.
Dün gece tüm Türkiye, Şehrazat’ın Maceraları‘nı seyretmek için televizyon karşısına kurulmuşken ben de kendimi Need For Speed Underground 2′ye vermiştim. O kadar ki bu sabah sağ elimin işaret parmağında bir ağrı var. Demek ki gaza biraz fazla yüklenmişim:) Neyse tam osırada cep telefonum çaldı. Arayan numarayı tanımasam da telefonu açtım. Çünkü şu sıralar hem arabamı satıyorum hem de kiralık bir ev işi var… Karşıdan heyecanlı bir ses geliyor. Önce kendini tanıtıyor. Arayan kişi Aykut Erdoğan’mış. Hani şu Garanti Bankası ile yazdığım bir yazıya yorum bırakmış ve e-mail adresi yanlış olduğu için ben de kendisini sahte bir isim olarak değerlendirmiştim.
Aykut telefonda mail adresini farkında olmadan yanlış girdiğini, çok uzun bir zamandan beri benim blog sayfamı ziyaret etmediğini, bu nedenle de yazdıklarımı ancak gördüğünü, üzüldüğünü, beni PCnet’ten tanıdığını ve aslında sevdiğini söyledi. Zaten blog sayfama yeni yorumlar yazdığını ve durumu yine de bana anlatmak için telefon ettiğini belirtti. Ben de kendisine öncelikle cep telefonumu nereden bulduğunu sordum. Alan adımın who is bilgilerinden ulaşmış. Sonra da sözünü ettiği yorumları okuduktan sonra gerekli cevabı yazacağımı söyledim.
Bu sabah da ilk iş olarak yorumlarını onayladım ve bu yazıyı yazıyorum. Ben Aykut’u tanımam. Ne iş yaptığını, kim olduğunu, neyi amaçladığını bilmem. Bekleyeceği özrü dileyecek de değilim. Çünkü yazdıkları özür dilenmesini gerektirmiyor. Ben genel olarak bu sayfalardaki yorumlara cevap verirken aynı üslubu yakalamaya çalışıyorum. Yani amacım nasıl bir üslubla yorum yazılmışsa onun bir adım ilerisinde durmak. Kibara daha kibar, serte daha sert gibi… Bu stratejinin daha samimi insanlardan oluşan bir ekosistem yaratırken arada sırada bu sayfalara bakan, neden baktığını bilmeyen, benim blog sayfamda kendi borusunu öttürebileceğini sananları da uzaklaştıracağını düşünüyorum. O nedenle de Aykut’tan özür dilemeyeceğim. Ayrıca dün yazdıklarına da cevap vermeyeceğim. Aslında yazdıklarının tamamına satır satır cevap vermek mümkün tabii ama bunu yapmayacağım.
Sadece şunu şöyleyebilirim; Aykut Edoğan diye biri gerçekten varmış. Onunla kontak kurmak isteyenler yorumlarındaki mail adresini kullanabilirler.
