
Soru - Cevap Faslı
10 Ekim 2006
Ayrılık Zamanı başlıklı yazım için birçok soru mail’i geliyor.
Aslında bilenler bilir, blog sayfama bırakılan mesajlara cevap vermiyorum. Ama mailbox’ımı doldıracak kadar çok mesaj geldiğine göre bir soru - cevap bölümü açmak şart oldu demektir.
Evet, bu başlık altında sorularınıza cevap vereceğim. Biraz Güzin Abla modunda olacak ama bunu siz istediniz:)

O zaman ilk soru benden
Ayrılık zamanı yazınızda turca’nın sorduğu soruya cevap vermeyi düşünüyor musunuz?
yani genelde bu şekilde ayrılanlar başka bir bilgisayar dergisine geçiş yapıp misilleme yapmak isterler. Siz böyle birşey düşünüyor musunuz?
sizi yine bir pc dergisinde görecek miyiz?
1992 yılından beri dergicilik yapıyorum. Bu süre zarfında Blue Jean, Aktüel ve PCnet’te çalıştım.
Tabii ki bundan sonra da dergicilik yapmak isterim.
Ama bilgisayar dergisi mi olur başka bir konsept mi onu bilemem.
Şu sıralar yaptığım görüşmelerin büyük çoğunluğu bilgisayar dergisi temalı ve bence bu çok doğal. Çünkü arkamda PCnet gibi şahane bir referans var. Yani iflasın eşiğinde, kapatılması düşünülen bir yayını alıp Türkiye’nin en çok satan dergisi haline getirme işinin ne kadar zor olduğunun herkes farkında.
Ben de bir şekilde hayatımı devam ettirmek, çalışmak zorundayım… Yani neden olmasın??? Tabii ki bundan sonra başka bir bilgisayar dergisinde çalışabilirim…
Ben birşeyi merak ediyorum…
Pc Net’de yapmak isteyipde yapamadığınız bir şey oldu mu?
Birde eğer size hangi imkanlar sunulabilseydi,derginin çıtası daha da yükselebilirdi bunu merak ediyorum.Görüşmek dileğiyle..
Hakan Merhaba,
Aslında PCnet’in son yıllarda aldığı yola bakınca sanki her şey yapılmış gibi görünebilir. Ne de olsa inkar edilemez bir başarı söz konusu.
Ancak tabii ki yapılanlar imkanların el verdiği şeylerdir ve daha hayata geçirilmeyi bekleyen yüzlerce proje vardır…
Yönetimsel sorunlar nedeniyle yapılamayan veya bence yapılması gerekli olan şeyleri burada listeleyemem. Çünkü onlar benim mesleki birikimimin bana kazandırdığı fikirler;)
Ancak şu an derginin birçok açıdan zaten tepe noktasında veya zirveye hiç olmadığı kadar yakın olduğunu düşünüyorum.
Bence esas mesele bundan sonra nerede olacağıdır…
bu en son yazdıklarınızdan pc net in geleceğine dair endişeleriniz olduğu fikrini çıkarabilir miyiz
ya da sizce dergi emin ellerde mi
Şu an için bu konuda bir şey söylemek mümkün değil.
Çünkü derginin yeni sayısı, daha doğrusu benim olmadığım ilk sayısı henüz çıkmadı. Çıksın, onu da konuşuruz. Çünkü önemli olan kişiler değil, onların yaptıkları işlerdir…
ben sadece işten ayrılış şeklinizin pek doğru olmadığını düşünüyorum ve bunu bilin isterdim
5 yıldır devamlı aldığım bir dergi pcnet. ve bence özellile son 1 senedir durağanlaşıyordu. yazınızda olaya bence çok duygusal yaklaşmışsınız iş hayatında olağan birşey bu. hayatınızın geri kalanında başarılar dilerim
meli, açıkça söylemek gerekirse ben de senin gibi düşünüyorum.
Bence şirket yönetimi bu konuda çok yanlış bir tavır sergiledi ama eminim bir nedeni vardır…
Mevlüt Bey,
Bu yorumunuzu okuduktan sonra hem bu sitedeki hem de dergideki yazıma bir kez daha göz attım.
Ve açıkça söylemek gerekirse duygusallık konusunda sizinle aynı fikirde değilim.
Birinde 10. yılı müjdeleyip, dergi çalışanlarının hayatlarındaki değişikliklerden bahsetmişim.
Diğerindeyse olanları, bir hikayeci gibi sıfır yorumla anlatmışım.
Bunları hangi kıstasla duygusal olarak tanımladınız bilemem.
Öte yandan iş yaşamının her şeye gebe olduğunu özel yazışmalarımızda herkese söyleyen benim, yani neyin ne olduğunu konusunda inanın sizden daha bilgiliyim, olayların daha farkındayım. Çünkü bu benim yaşamım:)
Son bir yılın durağanlaşması konusunda da sizinle aynı fikirde değilim.
2006 Ocak, yani 100. sayıdan beri o kadar çok yenilik var ki dergide; mesela DVD, mesela tam sürüm yazılımlar, mesela 1 kapak konusu + 1 özel dosya…
Zaten Türkiye’deki bilgisayar dergiciliğinin rekor satışı da sizin durağanlaştığını söylediğiniz döneme yansıyor;)
Neyse, bence durum şudur; bilgisayar dergileri bir konsepti tamamlamak zorundadır. Ve bu konsepte bazı şeylerin (belli bir süreyle) tekrarlanması çok normaldir.
Çünkü önemli olan her seviyeden kullanıcıyı bilgilendirebilmektir.
Umarım bir gün ülkemizde de farklı bilgi düzeyinde kullanıcılar için farklı dergiler çıkar ama şu an için gerçek budur…
Merhaba Ersin Ağabey..
Öncelikle böyle bir şey olduğu için inanın çok üzüldüm.Ayrılık Zamanı adlı başlığınıza önceden yorum yazacaktım fakat okulumdan ötürü zaman bulamadım.
Ne olursa olsun sizin gibi varığını yoğunu PCnete veren değerli bir editör ” şirketin üretim, reklam, pazarlama ve finans gibi birçok biriminin benimle çalışmak istememesi” gibi saçma bir bahaneyle işten çıkarılmamalıydı..
PCnet ve PCneti yayınlayan dergi grubu bu günlere gelebildiyse en çok sizin sayenizde oldu diye düşünüyorum..
Ancak bu dünyanın sonu değildir..Umarım iş hayatınızda daha başarılı olur,daha yüksek seviyelere gelirsiniz.Bizde sizin hakkınızdaki düşüncelerimizi daha da pekiştiririz…
Hakkınızda en hayırlısı neyse o olsun..
Aykut “Mr_HaMMeR” Kutluk
Aykut Merhaba,
İyi dileklerin için teşekkür ederim.
Umarım tekrar görüşürüz…
Ersin Bey Merhaba
Bu ay dergiyi epey geç inceledim o nedenle olaydan ayın 15′i gibi habarim oldu.
gerçi size bir e-posta atarak durumu bildirdim ancak cevap alamadım.
Eğer olay sizin anlattığınız gibiyse mahkemeye gidip göreve iadenizi isteyebilirsiiz biliyorsunuz değil mi?
Bu yolu seçerseniz benimle e-postada belirttiğim telefon numaralarından kontak kurmanız yeterli olacaktır. Eminim mahkeme çok kısa bir zamanda göreve iade kararı verecektir. Görüşmek üzere ve iyi bayramlar.
Selamlar,
Öncelikle geç cevap için özür dilerim…
Mail’inizi aldım, hukuksal açıdan yapabileceklerimi ve sonuçlarını biliyorum. Ancak ben şirketi mahkemeye vermeyi düşünmüyorum. Bunun birkaç nedeni var. İlki bir yayıncı olarak gelecekte de aynı şirkette benzer ya da farklı bir görevde çalışabilme ihtimali… İkincisi zaten uzunca bir zamandır işi bırakmayı düşünmem. Hatta Chip’i yayınlayan şirketin genel müdür yardımcısı Gökhun’a ve Hürriyet gazetesinin köşe yazarlarındn Yurtsan Atakan’a yılbaşında işi bırakacağımı birkaç ay önce söylemiştim. Sanırım o an yanımızda Chip’in test editörü Şahin de vardı ama emin değilim.
Tabii ki bu işten çıkarma 4 - 5 daha sonra gerçekleşseydi daha çok sevinirdim;) En azından yeni bir iş aramak için zamanım olurdu ama olmadı…
Yani haksız yere işten çıkartıldığım gerekçesiyle mahkemeye gitmeyi düşünmüyorum ama yine de içten mesajınız için teşekkürler.
Bu arada bana attığınız e-mail’i kalıcı olarak sildiğimi bilmenizi isterim. Yani mail’inizde bahsettiğiniz güvenlik şartları bence sonuna kadar sağlandı:) Görüşmek üzere…
Tabii ki karar sizin.
Eğer ayrılmayı kafaya koyduysanız ve onlar sizi iştn çıkardıysa sevinmiş bile olabilirsiniz. Başka bir alacağınız kalmadığına inanıyorsanız yani tazminatınızı eksiksiz almışsanız sorun yok demektir.
Ama benim asıl merak ettiğim başarılı bir insan neden görevini bırakmak, işten ayrılmak ister
Ersin bey size 2 sorum var?
1.si işten çıkarılmanızla LinuxNet tartışmasının bir alakası var mı?
2.si başka bir dergiye geçtiğinizde yine yayın yönetmeni olarak mı yoksa editör olarak mı çalışacaksınız yani kariyerinizde bir değişiklik olacak mı(eksi yönde)
Açıkça söylemek gerekirse şirketin yasal olarak bana ödemesi gereken tüm parayı ödediğini düşünüyorum. Ama işin gayriresmi tarafında beni rahatsız eden şeyler de var tabii… Mesela işten çıkarılma sürecinde yöneticilerin bana olan tavrı; bence çok daha kibar olabilirlerdi ve özellikle direktörüm bilinçli olarak kibar olmamayı tercih etti.
Öte yandan mali açıdan da resmen olmasa bile bana borçları olduğunu düşünüyoum. İlk önce Hürriyet gazetesi, sonra Tempo dergisi ve en sonunda da OYUNCU ile dağıtılan Sudoku kitapçıkları mesela. Bu kitapçıkları ben hazırlamıştım ve şiketin üretim direktörüyle belli bir para karılığında anlaşmıştık. Ama üretim direktörü nedense bu parayı bana ödemedi ve CEO da ödenmesi için kılını ble kıpırdatmadı… Sonra Webmaster’ın El Kitabı özel sayısı için bana ödemeleri gereken parayı da ödemediler… Bu özel sayı tıpkı şidiye kadar PCnet’te yapılan hemen hemen her iş gibi benim özverili çalışmam ve planlamam sayesinde hayat bulmuştu…
Bu 3 nokta dışında beni rahatsız eden bir şey yok. Ama bunlar için mahkeme kararıyla bir şeyler alabilmem de mümkün değil. O nedenle mahkeme işini unutmak lazım;)
***
İnsan neden başarılı olduğu işi bırakmak ister?
Şirketin yönetim sürecinde son zamanlarda yaşanan şeylerin beni rahatsız etmesi… Bağlı bulunduğum yöneticinin adam kayırma amacıyla yaptığı şeyler, daha doğrusu akrabalarının önünü açmak için bence anlamsız uygular yapması…
Sanırım bu kadar neden yeterlidir değil mi?
Özgür Bey Merhaba,
Öncelikle 2. sorunuza cevap vermem lazım. Çünkü ilkinden hiçbir şey anlamadım.
Eğer açıklayabilirseniz, yani “LINUXnet tartışması”ndan kastınızın ne olduğunu söylerseniz cevap vermekten mutluluk duyarım.
**
Bundan sonra yapacağım işin ne olacağı hiç önemli değil. Yapmaktan zevk almam yeterli.
Söylemek istediğim bazen bir dergide editör olmak başka bir dergide yayın yönetmeni olmaktan daha keyifli olabilir bence.
Ne de olsa “son title’ım yayın yönetmenliğiydi” gibi bir halüsinaysona kapılmamam gerektiğini bilecek kadar uzun bir zamandır yayıncılık yapıyorum;)
özgür arkadaşım linux mafyası başlıklı yazınızı kast ediyor olabilir mi?
Ekin Selam,
Linux mafyası başlıklı yazımın bir tartışma yarattığından haberdar değildim. Eğer yarattıysa bile işten çıkartılmamla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Zaten ne bana bildirilen işten çıkarma nedenleri arasında ne de benim kendimce düşünüp bulduğum nedenler arasında LINUXnet ile ilgili bir şey yok.
dergiden ayrıldığına üzüldüm…… ama senin şu kendini bi bok zanneden huyuna gıcık oluyorum…. insanlardan özür dilemesini öğren…. bok herif…..
her zaman haklısın düşüncesini yoket anlamıyor musun atılma nedenin bu zaten….
Sanırım bu mesaja cevap vermemi, bu mesajı yazan zavallı dahil kimse beklemiyor değil mi?
Ama ben yine de cevap vereceğim:)
Öncelikle kimin yazdığının gerçekten bir önemi yok. Çünkü yukarıdaki yorumu yazan kişinin bir kimliği yok, saklamış kendini… Anlaşılan beni tanıyor ve zamanında büyük kuyruk acılarına garg olmuş ama görünen o ki kişiliksiz bir zat kendisi.
Eğer bu düşünceleri kimliğini saklamadan yazsa, hatta cesaret edip yüzüme söyleyebilseydi gözümdeki değeri artardı. Ve inanın alacağı cevap onu çok şaşırtırdı.
Neyse gelelim konuya.
Sayın çukur kişisi, eğer mümkünse siz benimle ilgili hiçbir şeye üzülmeyin, kafanıza takmayın.
Çünkü siz ve sizin gibileri hiçbir zaman umursamadım.
Ben ne olduğumun, ne olmadığımın farkındayım, sen meraklanma. En azından başka kimliklere bürünecek korkak bir sünepe değilim.
Ve şu kadarını bil; PCnet’te çalıştığın süre boyunca yanlış yaptığım hiçbir şey, hakkı yenen hiç kimse ve eğer kendisine yanlış yapılmışsa özür dilenmemiş hiçbir çalışma arkadaşım yoktur.
Sana fesat düşüncelerin altında boğulacağın daha derin bir pislik çukuru dilerim…
abi merhaba
derginin dağıttığı şu rc1 ve geçen ayki bozuk dvd rezaletinin sence nedeni ne?
Tolga Selam,
RC1 olayını tam olarak bilmiyorum, eğer bana ne olduğunu anlatırsan veya araştırmam için birkaç gün zaman verirsen sorunu cevaplarım.
***
Ekim sayısının bozuk DVD’leri konusunuysa “talihsizlik” olarak yorumlayabilirim.
Gerçi ben dağıtılan DVD’lerin tamamı mı yoksa bir kısmı mı sorunlu bilmiyorum ama her iki durumda da talihsizlik.
Tabii ki bu talihsizlik okuru bağlamaz, okur parasını verip satın aldığı dergi ve içinden çıkanları sorunsuz kullanmak ister ama bir de bu gibi değiştirilemeyecek gerçekler var. Ben Ekim sayısında verilen DVD konusunda hiçbir PCnet çalışanının ihmali veya kusuru olduğunu düşünmüyorum. DVD’leri üreten şirketin hatasını dergiye yıkmak doğru değil ama sonuç olarak dergiye olan güveni sarsacak, üzücü bir gelişme. Umarım bir daha tekrarlanmaz.
Ersin abi merhaba..
Neler oldu neler bir bak istersen..
Gerçi görmüşsündür ama:
http://www.pcnet.com.tr/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=84242
Adam mahkemeye kadar gidecekmiş..
Aykut Kutluk..
Ersin bey tekrar merhaba bu ay yine PCNET aldım ve sizin editör yazınızı görmeyince yeniden içim burkuldu
Tolga Merhaba,
RC1 konusunda ne yazık ki senin e-mail’inde özetlediklerinin tamamı doğru görünüyor.
Aykut’un gönderdiği link ve sitedeki diğer yorumları okuyunca içim burkuldu.
Görünen o ki birbiri ardına büyük yanlışlar yapılmış.
RC1′in verilmesi yanlış.
“Bu yasal mı” diye sorana “yasal” cevabı verilmesi yanlış.
“İsteyene içinde RC1 olan DVD göndeririz” mantığı hem yanlış hem yasa dışı.
Sitede doğru düzgün ve zamanında bir açıklama yapılmamış olması yanlış.
Gördüğün gibi yanlışlar saymakla bitmiyon ne yazık ki:(
Ve açıkça söylemek gerekirse tüm bunlar derginin iyi yönetilmediğinin göstergesi; çok zor inşa edilen PCnet efsanesinin düşüş sinyalleri…
Bir dergi yayıncılık tecrübesi olmayan, sorumluluk alamayacak, ne yaptığını bilmeyen, aklı bir karış havada bir insana teslim edilince bu düşüş sürpriz değil ama henüz çok erken. Umarım en kısa zamanda dergi kendi içinden kaynaklanan bu sorunları giderir. Bu ve benzeri yanlışlıkların tekrarlanmasını engelleyecek bir otokontrol mekanizması hayata geçirilir.
Öte yandan gördüğüm kadarıyla sitedeki okur yorumları arasında çok sert olanlar da var ama hiçbiri haksız değil.
İnşallah mahkemeye vermeyi veya bakanlığa şikayet etmeyi planlayanlar şaka yapıyordur. Çünkü böyle bir şey, o dergide çalışan bütün insanları olumsuz yönde etkileyebilir.
Ben dergiyi yönetenlerin ilk gün olaya müdahale ederek bir açıklama yapmalarını tercih ederdim. “Şöyle şöyle bir yanlış yaptık ve çözümümüz budur, üzgünüz” deseydiler sanırım PCnet okuru bu ayıbı görmezden gelirdi ama iş öyle bir duruma gelmiş ki artık ne yapılsa boş…
Nasıl böyle bir hata yapılmış olacağını bilmiyorum. Ama gerçekten dergi için zor bir durum.
Umalım da bu olayın sonunda forumda dile getirilen o kötü senaryoların hiçbiri gerçekleşmesin.
Ersin bey şu an derginin başında kim var?
”Bir dergi yayıncılık tecrübesi olmayan, sorumluluk alamayacak, ne yaptığını bilmeyen, aklı bir karış havada bir insana teslim edilince bu düşüş sürpriz değil ama henüz çok erken”
Bunu derken şu anki sorumlu editörü tarif ediyorsanız bence kesinlikle kalıcı olamayacak biri gibi duruyor yani yerine birileri gelecektir. Selim Şumlu bile daha iyisini yapar genç olmasına rağmen birde bu kişi daha önce sizin altınızda çalışmıyor muydu?
Özgür Merhaba,
Evet yeni arkadaşı kastediyorum.
Ve evet daha önce de dergide çalışıyordu ama yukarıda saydığım nedenler yüzünden kendisini uzaklaştırmak zorunda kalmıştım.
Kalıcı olup olmayacağı konusunda ben bir şey söyleyemem. Fakat tanıdığım kadarıyla ve henüz aklını başına toplamadıysa bu işi eline yüzüne bulaştıracağını söylemek kehanet olmaz.
“Selim Şumlu bile” yazarak bence Selim’in hakkını yiyorsunuz. Çünkü bence Selim, benim PCnet’e kazandırdığım en sağlam insanlardan biri.
siz derginin batacağını söylüyorsunuz öylemi?
Tufan Merhaba,
Yok öyle demiyorum. Öyle demek için çılgın olmak lazım.
Şimdiye kadar bir kişi ayrıldı / kovuldu diye batan dergi gördün mü?
Her şeyden önce DB çok büyük ve çok güçlü bir şirket.
Ayrıca dergicilik konusunda Türkiye’nin tartışmasız lideri. Orada iyi dergi yapmak değil yapamamak sürpriz olur;)
Ve ben eminim ki yönetim PCnet’e sahip çıkacaktır. Yeni arkadaş kendisine tanınan şansı iyi kullansa da kullanmasa da PCnet’e bir şey olmayşacaktır. Dergiye her türlü destek sağlanacak ve bu talihsiz dönem okurlara unutturulacaktır. Ki yapılması gereken de budur. Yani bu olaylar hatırlanmaktan keyif alınmayan anılar olarak tarihe yazılır o kadar.
Ersin bey sanırım durumu anladım. Açıklamalarınız için teşekkürler. Bu arkadaşa bu kadar kredi veriliyorsa muhakkak torpili sağlamdır diye düşünüyorum. Dediğiniz gibi koskoca DBR muhakkak bununda çözümünü bulur sonuçta yeni birileri bulunabilir pekala. Şunu da eklemek lazım bir insan kolay kolay 2 olmaz. Her pozisyonun kalibresi bellidir. Eğer 3.sınıf bir yöneticiyse DBR tutmazlar onu bundan eminim.
Selim Şumlu derken o manada söylemedim yaşı genç olmasına rağmen o bile şu an yayın yönetmenliği koltuğuna otursa daha iyisini yapar. Birde yöneticilik farklı bir yetenek. Allah herkese o yeteneği bahşetmez. Örneğin Nusret Erturan bence ülkenin sayılı bilgili donanım editörlerinden bu konumda global olarak bile çalışacak seviyede. Ancak yönetici vasfı yok bana göre o anlamda söylemek istedim.
Son olarak Ersin bey sizi ülkemizin iyi bir teknoloji şirketinde’Asus vb.gibi’ yönetici olarak görmek isteriz. Eminim dergiden alacağınızın çok üstünü alırsınız yanlış anlamayın sizi o pozisyona yakıştırıyorum. Eğitiminizde bunun için yeterli.
Bu ayki rc1 rezaletinden sonra pcnet en azından bir okurunu kaybetti zaten
mesela ben artık almayacağım
Ersin abi merhaba..
“İnşallah mahkemeye vermeyi veya bakanlığa şikayet etmeyi planlayanlar şaka yapıyordur” demişsin…
Yukarıdaki başlığı açan kişi oldukça uğraşmış..Aşağıdaki linkte yer alan mesaja bakın:
http://www.pcnet.com.tr/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=517541
Birde PCnet anasayfadaki içerik bloğunda bir açıklama yapmış ama başından beri var mı bilmiyorum..
Umarım herşey düzelir.
Aykut..
‘rc1′ olayı nedir arkadaşlar uzun zamandır takip etmiyorum da?
http://www.pozitifpc.com/editorblog/?p=57
burada yazılanları okudunuzmu?
Ersin Akman’dan hiç hoşlanmam ama onun bile kovulmuş olması aslında dergilerin “ucuz adam çalıştırma” politikasının çok güzel bir ispatı)
yazıyor
Yazıyı şimdi okudum, daha doğrusu okumaya çalıştım. Ama başaramadım.
Çünkü çok karmaşık. Konuyla ne alakam var bilmiyorum.
Bu arkadaş nedense eline geçen her fırsatta bana ve PCnet’e laf söylüyordu. Daha önce de duymuştum…
Ama aynı kulvarda olmadığımızın farkında değil sanırım.
Ne tanışıklığımız var, bana olan saplantısının temeli nedir vs vs gibi konularda hiçbir fikrim yok.
Bence ciddiye almaya gerek yok.
Ersin bey aslında orada size söylenen birşey yok sizi sevmiyor olabilir ancak vasıflı biri olduğunuzu belirtiyor zaten…
Bu özel sektör çok acımasız sen batacak bir dergiyi al Türkiye’de bir numaraya oynayan bir duruma getir ve seni işten çıkarsınlar Ersin Akman’ların el üstünde tutulması lazım neden biz değerlerimizi kaybediyoruz? Ersin bey sizi rakip bir dergide görmek istiyoruz siz böyle bir yere geçerseniz o dergiyi mutlaka alacağız yani sırf inat olsun diye bile alırım.
Özgür Merhaba,
Farkında mısın bilmem ama burası yavaş yavaş ikimizin dertleştiği bir ortama dönüyor:)
Öncelikle yazdıkların için teşekkürler.
Rakip olup olmaması önemli değil, sonuç olarak yine yayıncılık yapacağım / yapıyorum… Benim mesleğim bu… Amca/dayı, hala/teyze kontenjanından da değilim… O nedenle kimseyle sorunum yok. Benim işten çıkarılmam yönetimin verdiği bir karardır ve eminim kendilerince haklı nedenleri vardır.
**
O arkadaşın söyledikleri konusuna gelince; ne söylüyor olursa olsun bence ciddiye almamak lazım. Kendisini tanımam, bu kompleksleri ne zaman, nerede geliştirdi bilemem. Ama söz konusu yazıyı okumaya çalışınca bile “dam üstünde saksağan, vur beline baltayı” sözünü hatırlatıyor bana… Eminim daha çok uzun süreler başkalarının başarısı altında ezilmeye ve kıskançlık krizleri içinde debelenmeye devam edecektir…
Ersin bey sanırım haklısınız=) Ancak şüpheniz olmasın burasını birçok kişi dost,düşman takip ediyor.
Amca/dayı, hala/teyze kontejanı ile geliyorlar belli yerlere ama okuyucu neyin ne olduğunu ayıt edebiliyor. Şu an PCNET sizin yarattığınız çizgiden gidiyor yani sizin mirasınızı yiyor bakalım görevi devralan mirası nasıl değerlendirecek.
Değerli vaktinizi ayırıp sorularımızı cevapladığınız için teşekkürlerimi sunuyorum
O zaman ben bir mesaj daha yazayım
Aslında Ersin Abi’nin sağ tarafta Dergiler başlığının altındaki linkleri kaldırmaması bile oraya yürekten bağlı olduğunu gösterir.
Haketmediği şeyler yaşadı, ama genede oraya bağlı.
Neyse diğer başlıktada yazdım umarım yeni işinizde başarılı olursunuz..
tekrar görüşmek üzere..
Aykut..
cok uzun aradan sonra okudum yazilarinizi.. aklima pcnet’in duzenledigi okuyucuyla bulusma gunu geldi.. muhtemelen bu da ersin bey’in aklina gelen bir seydi.. galatasaray universitesi bahcesinde bogaza nazir bir gundu.. gidemedim gerci ama cidden cok istiyordum.. bir nevi ‘zirve’ temali bulusmaydi..
aklima geldi sadece, yazmak istedim.. (: