h1

Ne Hale Ve Kimlere Kaldık? Bölüm1

24 Şubat 2006

Mart sayısını bitirmeye çalıştığımız günler.
Acayip yoğunuz. Yıldıray’ın masanında bir sayfayı düzeltiyorum.
Odamda telefon çalıyor.
Yeni reklamcımız Eda bana bir telefon bağlayacağını, reklam verenlerimizden birirnin benimle görüşmek istediğini döylüyor.
Karşımda bir bey var.
Dergideki bilgisayar bileşenlerini yayınladığımız PC market isimli sayfayla sorunu varmış.
Sorunda şuymuş; oradaki Intel işlemci fiyatı, Intel’in önerdiği fiyattan daha düşükmüş.
Müşterileri onlara gelip işlemcinin daha pahalı olduğunu görünce “siz sahtekarsınız” diyorlarmış.
Görüşmenin gerisi 3 aşağı 5 yukarı şöyle devam ediyor;
“Bu ürün bizim yazdığımız fiyattan piyasada satılıyorsa ne yapabiliriz?” diye sordum…
Bana bir sürü şey söyledi ama özü “kimin sattığına bakmak lazım”dı.
“Peki sizce kimin sattığına bakman PCnet’in işi mi?” dedim
O zaman da lafı ağzında biraz dolaştırıp “TÜBİDER mi sizi uyarsın istersiniz?” benzeri bir şeyler de söyledi.
Ben de “TÜBİDER beni neden uyarsın? Eğer sizce bu ürün, bu fiyata satılmamalıysa söyleyin TÜBİDER satan şirketi uyarsın” dedim.
Bu fiyattan satan şirketin Intel satıcısı olamayacağını, başka işlere bulaşmış olması gerektiğini söyleyerek işi karaborsaya doğru çekti.
Ben de sayfanın amacının piyasada satılan en ucuz fiyatı vermek olduğunu ve bu nedenle malın kaynağının bizi ilgilendirmediğini söyledim. Örnek olarak da test ve incelemelerde dağıtım kanallarının fiyatlarının yayınlandığını çünkü orada firma isim ve telefonlarını verdiğimizi, bu tek sayfalık olaydaysa sadece piyasada bizim bulabildiğimiz en düşük fiyatın verildiğini bir kez daha söyledim.
Ve “sizin başınıza gelen, müşterinizle yaşadığınız şey münferittir” dedim.
Bir süre daha kibar kibar konuştuk en sonunda “bakın rahatsızlığınızın nedenini çok güzel anlatıyorsunuz ama beni de anlayın, sizin rahatsızlığınızın çözümü için bir şey yapmam mümkün değil. Sorunun ne kaynağı ne de çözümü PCnet değil ” dedim.
Eğer bu fiyat piyasada varsa PCnet ile değil o şirketle çözmeleri gerektiğini söyledim.
“Bunlar kesin Ay Bilgisayar“ın fiyatlarıdır dedi.
“Bilmem soralım” dedim ve Görkem’e “Görkem bu işlemcinin fiyatını nereden aldık” dedim.
Çünkü sayfada da belirttiğimiz gibi fiyatlar farklı farklı satış noktalarından alınıyordu.
Görkem de “Ay Bilgisayar” cevabını verdi ve telefondaki arkadaşa ilettim.
“Tamam işte” dedi, “ben o şirketle ilgili bir şey söylemek istemiyorum ama….” diye devam eden bir cümle kurdu. “Bakın” dedim, “sorun sizin sorununuz bizim değil. Eğer Ay Bilgisayar karaborsacıysa bu işle siz ya da Intel Türkiye mücadele edecek. Ben ne sizi ne onları tanımam. Ben o sayfada piyasadaki en ucuz rakamı veriyorum. Hepsi bu.” “Ayrıca gördüğünüz gibi biz o fiyatı nereden aldığımızı da dergide belirtmiyoruz, bu fiyatın bizim bulabildiğimiz en düşük fiyat olduğunu söylüyoruz.” dedim.
“Tamam sizinle anlaşamayacağız” diyip telefonu kapattı…
**
Arayan Bey, SFF Computers‘den Erhan Ince’ydi.
SFF zaman zaman PCnet’e ilan veren, benim bildiğim kadarıyla sektördeki küçük firmalardan biridir.
Çok büyük bir firma da olabilir, çünkü ben genelde firmaları tanımam. Bu Nusret’in, Görkem’in ve reklam departmanımızın işidir. Hatta ben basın toplantılarına filan da katılmam. O nedenle insanlar da beni tanımazlar.
Neyse telefonu kapattık.
Gün içinde beni bir başkası da aradı, okurumuz olduğunu ve bu işlemciyi bu fiyattan nereden alacağını sordu.
Tıpkı Erhan Bey’e söylediğim gibi şirket adını o okura da vermedim. “Araştırmanız” lazım dedim. “Neredesiniz” diye sordum “Kadıköy” cevabını aldım. “Bizim dergide gördüğünüz fiyatla Kadıköy’deki ne kadar farklı” dedim. “6 USD” dedi. “Şimdi diyelim ki o fiyat Mecidiyeköy’de bir firmanın olsa, 6 USD için gidecek misniz?” dedim, “evet” cevabını alınca da, “araştırmalısınız” deyip görüşmeyi bitiridk.
**
Buraya kadar her şey normal. Eğer zamanım olursa Pazartesi günü bu işin kalanını da anlatacağım.
Çok uzun ve acayip oksimoron bir hikayeye şimdiden hazırlanın…

///

2 Mart 2006
Ne hale ve kimlere kaldık? Bölüm2 eklendi

7 Mart 2006
Ne hale ve kimlere kaldık? Bölüm3 eklendi

7 Mart 2006
Ne hale ve kimlere kaldık? Son bölüm eklendi

14 comments to “Ne Hale Ve Kimlere Kaldık? Bölüm1”

  1. Üstadım,
    Öncelikle tebrik ederim çünkü yazınızı büyük bir zevkle okudum olayları çok akıcı anlatmışsınız. Derginizin insanlara gerçekleri göstermesinide takdir ediyorum. Bu ülkedeki çoğu hardware satıcısı 3-5 dolar için kendini ve mesleğini küçük düşüyor. Bende bir kaç yıl öncesine kadar makina toplardım ama hiç bir zaman 100$ dan aşağıya karla makina satmadım. Çünkü eğer bunun altında karla satarsam müşteriye destek veremicemi bilirdim. Zaten olaylar bu durumlara gelip 1000 tane toptancı ve 1000 tane satıcı olunca tekrar programcılığa döndüm. Şu an ise aynı son bu sektörüde bekliyor önüne gelen ben programcıyım diyor. Neyse uzun lafın kısası önerim şu dergide işlemci fiyatımı verdiniz, bir şekilde o fiyatın alındığı satıcıyı yazın ve yanına satış sonrası hizmet gibi bir oy bolümü koyun böylece piyasada sadece bu işi bilerek yapanlar kalsın. (Yargı organı gibi oldu :) )

    Demek isterdim ama böyle birşey yapamayacağınızı biliyorum. Boş vaktimde aklımdan geçenleri yazayım dedim.
    Ama şunuda söylemek istiyorum burdan 3-5 dolara bakan satıcı kasap alıcıda koyundur bence.

    Saygılarımla.


  2. Sn KingCrypto aslında sizin yaptığınız da bana göre yanlış idi.. sabit olarak bir rakam değil de satılan ürünler üzerinden % olarak bir değer, kâr marjı alınmalı ve bundan asla taviz verilmemeli. Neyse, zaten bu konular Tübider de uzun uzun konuşuluyor. Umarım kısa zamanda insanlar bir çözüm yolu bulup herkesi rahatlatan bir uygulama içerisine girerler.

    Gelelim PCNet ve diğer dergilerin bu fiyat ilanları konusundaki tutumlarına. Sadece PCNet değil diğer dergilerde de aynı durum söz konusu. Ve bu olay yeni bir mesele de değil arkadaşlar hepimiz biliyoruz. Yıllardır müşterilerimiz filan dergide şu fiyattan şu ürün var neden sizde böyle deyip duruyorlardı. Biz de müşterilere aklımıza yatan en mantıklı cevabı : “ilan veren firmalar ilgi çekmek için öyle fiyat veriyorlar normalde fiyatlar daha yüksek” cevabını veriyorduk. Peki problem nerede idi? Dergilerde mi? İlan verenlerde mi? Bence iki taraf ta suçlu. Şimdiye kadar ilan veren firmaları aradığımda, dergide verdikleri fiyatları teyit ettiklerine çoğu zaman rastlamamışımdır. Yani çoğunlukla ilgi çekmek için kullanıcıları kandırıyorlar. Dergiler de bu tür fiyatları ilan ederlerken hangi firmalardan fiyat aldıklarını mutlaka belirtmelidirler. Dergi vasıtasıyla firmayı arayan son kullanıcı nasıl bir durumla karşı karşıya kaldığını kendisi tecrübe etmelidir.

    Saygılarımla…


  3. Sayın Akman
    Tübider grubunda yazışmaların tamamını okumuş biri olarak bir kaç kelam yazmak istedim.
    Tarafların tamamı yanlış davranışlar sergiliyor bunun sonucunu da bilgisiz kullanıcılar ödüyor diyeceğim.
    İyi günler.


  4. Keşke mobilya dergileri de en ucuz mobilya nerde bulunur diye bi liste yayınlasa da tüketici olarak kazıklanmasak… ne güzel olurdu. Umarım çalışmanız tüm sektörlere örnek olur . Sevgiler :)


  5. Sevgili Ersin Akman,
    Bazen düşündüklerimiz doğru olur, bazen yaptıklarımız, ama her düşündüğümüz de, her yaptığımız da doğru olacaktır kanaati yanlış ve yersizdir.Eleştirilere bakacak olursan, sadece PCnet dergisinin isminin zikredilmesi, olayın sizin veya derginizin çerçevesinde gelişmiş olmasındandır.Sektörümüzün içinde bulunduğu çıkmazın bir benzeri sizin sektörünüzde de yaşandığı açıkça gözükmektedir.Daralan piyasada daha fazla müşteriye boy göstermek hem bizler, hemde sizler için artık vazgeçilmezdir. Bı sıkışıklık içinde hata yapmak artık daha kolaydır. Ki, derginiz istese de istemese de bu hatayı yapmak mecburiyetindedir. Tıpkı bizim sektörümüz faaliyet gösteren büyük firmaların yaptığı gibi.Ancak doğrularla gerçekler kimi zaman aynı paralelde buluşmaz.Bir işlemcinin fiyatını bir kaç kuruş aşağı alabilmek için için müşterinin kapı kapı dolaşması gerçek ama doğru değildir.Bu küçük satışın arkasında gözükmeyen o kadar çok payda vardır ki, bu paydaların fazlalığı, iddia ettiğim konularda haklılığımızı ortaya koymaktadır.
    1-Bu tip dergilerle fiyat araştırması yaparak, pazar pazar dolaşan kişiler, ellerinde sadece bir şekilde temin ettikleri, sizin derginize ait fiyat listelerinin fotokopileri ile gezmektedirler. Çünkü onlar, aslında hem işi, hem piyası bilmektedirler(!), yada öyle olduğunu sanırlar.
    2-Yine onlar, kraldan çok kralcı olduğuna inanan, oem sektörünü bizden çok daha iyi bildiklerine inanmış, ve aradıkları malzemeyi çoğu zaman kendileri için değil, bir tandığına “ben sana daha ucuza bulurum” deyip bir şekilde avanta sağlamaya çalışan, ve derginize para vermeden temin etmiş bir kaç kişiyi geçmez.
    Buraya kadar gerçekler; Peki ya doğrular.
    1-Sizin derginizi alanlar,ya bizim yönlendirmemiz neticesinde bilgisayar almış, yanına hangi dergiyi alalım diye soranlar,
    2-Resmi kurum ve kuruluşlar.
    3-Sektörün içinde yer alan, küçük veya büyük çaplı firmalar.
    Çok azı, fiyat listeleri ile kapı kapı dolaşıp piyasayı kızıştıran, ince hesapları yapan şahıslar.
    Sizin derginiz değil, sektörde bulunan tüm dergiler için geçerlidir bu sıralama. Siz bu yönde bir araştırma yaptınız mı bilmem ama. Benim araştırmalarım hep bu yöndedir.
    Çünkü hepimizin tartışmasız bildiği bir gerçek var, derginize bu şekilde absürt fiyat veren firmaların fiyatları kendi internet sitelerinde de var.
    Sadece ses getirmek, ucuz reklam yapmak için, bir iki fiyatı sallayıp, ürün sorulduğunda, “Elimizde kalmadı, kargo ve havale ödenecek, yada dergi yanlış basmış” iddialarına bürüneceklerini, ellerinde ki fotokopilerle çoğaltılmış fiyat listeleriyle, kapı kapı yer arayan müşteri gurubu çok iyi bildiği için o listeleri bizlere karşı koz olarak kullanıyorlar. Şimdi ben derginiz reklam grubuna desem ki, “arkadaş ben arka sayfaya tam sayfa ilan gireceğim, siz şu kadar istiyorsunuz, ama başka bir dergi bu işi sizin verdiğiniz fiyatın %10 eksiğine yapıyor”, desem tavrınız ne olur. Buna cevap verirken, iki kriter sunacağım.
    1-Piyasaya her gün bir dergi çıkıyor olsun.
    2-İşleriniz dergi sayısının fazlalığından dolayı durgun olsun.
    Samimi söylüyorum, sizin diyeceğiniz ilk kelime şu olur.
    “Yüzde 10 ne demek, % 20 yapalım.
    Bu gerçektir.
    Peki doğru nedir?
    1-Sizin derginizin, bizim hitap ettiğimiz müşteri kesimi tarafından alınabilirliği,
    2-Baskı kağıt ve kalite,
    3-Test merkezinin sonuçlarının güvenilirliği müşteriler tarafından onaylanmış.
    4-Yüksek miktarda tiraj.
    Aslında doğrular bunlardır.
    Aynısı bizim için de geçerli değil mi? Piyasa daralmasa, rekabet ezici ve yıkıcı olmasa, hizmet kalitesi yerleşmiş olsa, hangi müşteri kapı kapı dolaşır.
    Tercih nedeni biz olmaz mıyız.
    Şimdi ben size desem ki, Ersin Bey, artık dergilerinizde fiyat yayınlamayın, sadece ürün reklamı yapın. Kabul eder misiniz?
    Cevabını hepimiz biliyoruz.
    Bu nedenle bir daha diyorum ki, doğrularla gerçekler çoğu zaman üstüste gelmiyor.
    Sadece siz dergiler için geçerli değil bu dediklerim, büyük ithalatçılar, sanal mağazalara, bize verdikleri fiyatın çok altına mal verip,bizi ezmiyorlar mı? kendi kuyularını kazmıyorlar mı?
    Neden, sabah erken kalkan ben büyük mağaza oldum, deyip sektörü daraltıyor da ondan.
    Allahtan dergilerin sayısı fazla deyilken, bence sizler bu hataya düşmeyin.
    Neden derseniz, derginizi alan en büyük kesim, biz ve bizim hitap ettiğimiz müşteriler.
    Sağlıcakla kalın.
    M.Bülent ÖZÇELİK
    Çözüm Bilgisayar
    SİVAS


  6. Ayrıca şunuda belirtmek istiyorum.Her yaptığı alışveriş sonrası kendinizi kazıklanmış hissediyorsanız, sizde de bir problem var demektir. Kimbilir belki özgüveninizi yitirmişsinizdir. Ayrıca herkes böyle fiyat yayınlasa da kazıklanmasak diyen bir müşteri seçtiği ürünün arkaplanında bulunan, servis,hizmet ve kalite yi de satın alamıyorsa zaten kazıklanmıştır.Ucuz alsa ne yazar


  7. Merhaba,
    Tübider’deki tartışmayı ve yazınızı gördükten sonra ben de “bir tüketici, bir son kullanıcı” olarak fikir beyan edeyim dedim ama Bülent Özçelik birçok şeye çok güzel değindiğinden kendi açımdan konuya kısaca değineceğim.

    Biz müşteriler elbette fazla para ödemeyelim ama bu süründürülmeden inebileceğimiz en düşük fiyat mertebesi olmalı.

    Bir tüketici olarak bir sabit diske ihtiyacım var. (Bu durum sadece örnek değil. Aynı zamanda gerçek bir durum.) Elimde de Ocak sayınız var. Şimdi ben 80 GB’a Ocak ayında 54 dolar ödemiş olsaydım, bunun servisini yeterli derecede alabilecek miydim yoksa yeterli desteği görebilmek için en az 56 veya 57 dolar vermem mi gerekecekti?

    Bir “Tüketici” olarak ve bir PCNet okuru olarak paramla beraber ruh sağlığımın da gözetilerek bu listelerin hazırlanmasından yanayım.

    Eğer ruh sağlığımı koruyabilecek en ucuz fiyat seviyesi söz konusu örnekte 55 ise 55, 60 ise 60, her ne ise o belirtilmeli. Bunun altı ise ne kadar cebime uygun olsa da kesinlikle belirtilmemeli. Bu noktada listelerin oluşumu sürecinde yeterli destek öğesinin eldeki fiyatın içinde olup olmadığı araştırılmalı.

    Bensan Sarper Sonal
    İstanbul Bilgi Üniversitesi
    Medya ve İletişim Sistemleri Öğrencisi


  8. Bir ekleme yapmak istiyorum.

    Şu anda henüz diski alabilmiş değilim. Birinin bana en uygun fiyatlı sabit fiyatlı diski nerede bulabileceğimi söylemesine de ihtiyacım var çünkü ekonomik sıkıntım ciddi boyutta. Yalnız aradığım şey 80GB’lık bir sabit disk değil. Ben 80 GB’lık bir sabit disk ve “Güven” ikilisini en uygun fiyata satın almak istiyorum. Bunun altını çizmem gerek.

    Bir zamanlar fiyatlar KDV dahil olarak belirtilirmiş listelerde… Bildiğim kadarıyla biri bir ilke imza atarak ilk KDV hariç fiyatı yayınlayarak hem daha düşük görünen fiyatlar yayınlamayı başarmış hem de bir ilke imza atmış.

    O günlerde nasıl listeler KDV hariç hale getirilmiş ise bugünlerde de bir şekilde “Güven” dahil fiyatların yayınlanması sürecine başlanmalı. Bir medya ve iletişim sistemleri öğrencisi olarak şunu düşünmekteyim: Neden bu işin ilk adımını medya mensupları atmasın ki? Gelin en düşük fiyat yayınıyla birlikte bir de “Bilişim Ürünleri Tüketicisinin Ersin Abisi” köşesi açın ve size en düşük fiyatları sunanları fiyata “Güven”i dahil etmeye yönlendirin. “Güven”i dahil edemeyenin fiyatlarını ise yayınlamayın.

    Eğer en düşük fiyatlar belirtilecek ise bunun içinde “Güven”in yer alıp almadığı hususunda da yayıncının sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sektöre yönelik olarak görülmemelidir. Çünkü medyanın topluma karşı bir sorumluluğu vardır.

    Bensan Sarper Sonal
    İstanbul Bilgi Üniversitesi
    Medya ve İletişim Sistemleri Öğrencisi


  9. Sayın Ersin Akman
    Derginiz övgü alacak kadar başarılı. Bu başarı derginizin sunduğu katma değerden dolayıdır , yoksa piyasadaki en düşük fiyatı vererek buralara gelmedi. Bu sizin tercihiniz ama ben derginizin piyasada bulunan ürünlerin özelliklerini tartışmasını daha uygun ve seviyeli buluyorum. Fiyat o anki arz ve talep dengesine göre değişen bir noktadır. Siz değişiklikleri kalite güç özellik olarak sunmak varken dikkat çekmesi için fiyat ile bağladınız. Bizim sektörümüzün hatasına düştünüz. Sadece fiyata bakarak hareket etmek baştan kandırılmayı kabul etmektir.Bir bilgisayar alıp sıkıntısız sorunsuz kullanmanın yolları nedir bu önemlidir. En kaliteli birleşenleri kulanmak ürüne değer katar sadece fiyata bakarak hareket etmek sorunlar yumağının içine balıklama dalmak demektir. Bu benim fikrim katılırsınız katılmazsını o sizin değerlendirmeniz.Bu fikri belirtirkenki kriterim zarar etmeden yalan söylemeden 30 yıllık ticaret hayatıdır.
    Saygılarımla.

    Tanzer ÇOKCOŞKUN
    MARMARİS


  10. Pc net dergisini severk okuyorum sevmeyerek okudugum zamanlarda oluyor.. pcnet dergisi eger fiyatlari yayinliyorsa ve bu fiyatlari ucuzculardan aliyorsa oda derginin kalitesini gosteriyor :) mesala moda dergisi alin okuyun bakalim size ucuzcularin verdigi fiyatlari yayinliyormu :) kalite meselesi..

    ankara uni.
    ekonomi – pazarlama


  11. Eğer fiyatlandırmada haksız rekabet yaratan ve tekelleşmeye yol açan bir durum varsa Erhan Bey’in Rekabet Kurumuna (http://www.rekabet.gov.tr) başvurması gerekmektedir, dergi editörüne değil. Hiçbir dergi veya websitesi reklam verenin sunduğu fiyattan sorumlu değildir, bunu uzun uzadıya tartışmak gereksiz. Hazırlarsınız bir dosya, içinde üretici firmanın (Intel) önerdiği fiyatı, sizin maliyetlerinizle birlikte verdiğiniz fiyatı ve rakip firmanın her türlü maliyete (taşıma, vergi vd) rağmen piyasanın altında biçtiği fiyatı içerir. Sunarsınız Rekabet Kurumuna gerekli işleri yaparlar.


  12. Bir üst mesajı yazan Sayın Gökberk Bey’in bahsi geçen konuyu tam olarak anlamadan mesaj yazdığını düşünüyorum.

    Çünkü,
    Yer alan fiyatlar bir ilan değil. Pcnet de yer alan pcnet editörleri tarafından hazırlanan bir sayfadır.

    Ben şöyle bir örnek vermek istiyorum.
    Bir bilgisayar firmam var ve birde oldukça yüksek hit alan bir sayfam var. Sayfama şöyle bir başlık attım.

    “Paranızı çöpe atmayın pcnet dergisi bizde 3 ytl.”

    Renkli fotokopi ile çoğalttığım bir sürü dergiyide dağıtmaya başlasam.

    Bu durumdan pcnet dergisini satarak para kazanan gazete bayileri rahatsız olmazmıydı.

    Biz bilgisayar firmalarının 185 usd ye aldığımız bir ürünün, son kullanıcı fiyatının 184 usd açıklanmasından rahatsız olduğundan daha çok olacaktı emin olun.

    Yada olayı daha legal yapalım. Pcnet gazete bayilerine dergisini 4 ytl den veriyorsa ve satış fiyatı 5 ytl ise;

    Bir akıllı gazete bayiside çıkıp paranızı çöpe atmayın bende pcnet dergisi 4.2 ytl dese.

    Bundan rahatsız olmazmıydık elbette olurduk. Bu 4.2 ytl lik fiyatın reklamını yapan her merciden de “gazete bayileri olarak” rahatsız olurduk.


  13. bence Erkan Genç bey benzetmede hata yapmış.
    çünkü fotokopiyle çoğaltılan dergi orijinal değildir, taklittir. ama burada adı geçen şeyse gerçek bir işlemcidir…
    ayrıca okuduğum kadarıyla tek yanlış yapan da erkan bey değil :)


  14. Erkan bey’in dediği gibi , birisi kalkıp satış fiyatının altında pcnet satsa bakalım Ersin bey memnun olacak mı?
    İthalatçıdan mal alıp üzerine 1$ kar koyarak satış yapmak nasıl bir zihniyet acaba? Son kullanıcılar olarak bizler bu durumdan şikayet etmemeliydik belkide. Şikayetimiz sıra garantiye geldiğinde bu firmaların huysuzluk çıkartıp ürünü değiştirmemek için ellerinden geleni yapmaları. PC Nette okuduğum bu yazı üzerine aradım taradım ve bu fiyatlarla satış yapan bir firma buldum. İsmi lazım değil bilen bilir zaten çok meşhurmuş ucuzlukta. Aldık donanimları; toparladık. Açtık sistemi açılmıyor. Anakart bozukmuş. Aldık götürdük anakartı bozuk diye, adamlar başladı kıvırmaya.
    “Yahu yeni anakart nasıl bozulur” muş.
    Yok bu ürün bize verdiklerinde sağlammış.
    “Test edeceğiz” dediler.
    Edin dedik. Ettiler çalışmıyor.
    “Tamir ettireceğiz siz 15 gün sonra tekrar gelin” dediler.
    Saçmalığa bakar mısınız? Daha yeni aldığım bir ürün tamir görecek. Neyse olan benim makineye oldu. 2 hafta anakart bekledik. Sonunda dediklerini yememek için anakartınız tamir oldu dediler bana verdiler ama verdikleri anakart yeniydi. Yani beni boşu boşuna 2 hafta oyaladılar.
    Şimdi bilmem anlatabildim mi bu firmalara neden güven olmaz. PC Net gibi bir derginin de son kullanıcıyı bu tür firmalara yönlendirmesini şiddetle kınıyorum. Bir sayınızda da garanti yönünden en sıkıntısız firmaları inceler ve onların bir listesini verebilirseniz o zaman bu ucuzcuların listenin dibinde kendilerine yer aradığını göreceksiniz.
    Saygılar.


Leave a Comment

*
Resimdeki kelimeyi girin.
Anti-Spam Image