
Haberler… Haberler… Haberler…
2 Şubat 2006Gazete okumayı severim.
Hatta hayatımın bir döneminde işimin gazete okumak olduğunu bile söyleyebilirim.
Ama son 2 – 3 aydır işe öyle gömülmüş durumdayım ki doğru dürüst hiçbir şey yapmaya vaktim olmuyor. Okumak da vakit bulamadıklarımdan anlayacağınız:(
Bu konuda bizim Ferhat‘ı acayip kıskanıyorum. Adam Türkiye’nin bilmem kaç km uzağında ama ota boka zaman ayırıyor. Sinemaya giden, karda bisiklete binen, fotoğraf çeken, Türkiye’den kitap siparişi verip okuyan o… Sanki adam orada çalışmıyor, işsizlik parasıyla yaşıyor.
Hem bakmayın öyle blog sayfasında speedy gonzalez moduna girip hiperaktif bir adam imajı çizdiğine. Ben tanırım onu. Kıçını koyduğu yerden kolay kolay kaldırmaz:)
Neyse… 1az önce gazete okudum ve 2 (1 + 1) haber dikkatimi çekti.
Allah’ım nasıl bir ülke oluyoruz böyle? Yakında evden çıkıp kazasız belasız işe geldiğimiz için sevineceğiz.
En son gazete baktığımda da küçük bir kız çocuğu chat’te tanıştığı bazı kızları kurşun yağmuruna tutmuştu.
Bu insanların Ağca’dan Çakıcı’dan ne farkları var?
Bu kadar mı sahipsiziz???

Sevgili Genel Yayin Yonetmenim,
Bi kere bu yazi kuru iftiralarla dolu. Tek tek aciklik getireyim.
Gunde 5.2 saat kopek gibi calisiyorum. Yani issizlik maasi falan yalan, iftira. Allah kimseyi issizlik maasina mahkum etmesin. Ayrica kicimi Turkiye’de iken kaldiramiyordum. Burada her carsamba ve cumartesi (asagi yukari) ya disari cikarim ya bi aktiviteye katilirim.Ustune ustluk, gunde 45 dk muhakkak spor salonuna giderim. 3.5 senede cok degistim diyebiliriz.
Turkiye’den surekli kitap siparis ettigim dogru. Yurtdisinda yasamanin herseyine alistim ama anadilimde kitap olmazsa okumak izdirap gibi oluyor.
Bu yaziyi tessufle kiniyorum ama link vermissin benim sayfaya tesekkur ederim tabii