
İlginç Dünya…
19 Temmuz 2005Oğlumun dersleri pek iyi değil.
O nedenle bugün ona birkaç yardımcı ders kitabı almak için biraz Google araması yaptım.
İşin içinden çıkamayacağımı anlayınca doğru ideefixe. Ama o da ne, site çökmüş cevap vermiyor… HepsiBurada‘nın kitap bölümünden oldum olası nefret ettim ama işin ucu oğlum olunca 1 tık’la HepsiBurada’dayım. Sonuç nafile…
En sonunda KitapYurdu‘nu buluyorum. Daha önce adını duyduğum ama hiç denemediğim bir site.
Tam 8 tane kitap buluyorum sitede. Ama e-ticaret sitelerine olan güvenim önceki deneyimlerim yüzünden biraz azalmış
Bu nedenle gerçekten tedarik edip edemeyeceklerini öğrenmek istiyorum.
KitapYurdu, e-mail’lere çok hızlı cevap veriyor. Artık müşteri hizmetlerinde yeterli sayıda adam çalışmasında mıdır yoksa iş olmamasından mı bilemem. Ama geri dönüş hızları gerçekten etkileyici. Fakat yardımcı olmak için değil, kendi kurallarını sana kabul ettirmek için geri dönüyorlar. Ben de alışverişimi oradan yapmıyorum ama o kitaplara ihtiyacım var. Ve o kitapları başka hiçbir yerde de bulamıyorum. KitapYurdu’ndan yayıncının telefonu bulup arıyorum. Sekreter hanıma derdimi anlatıyorum. Beni bir beye aktarıyor. Ona da kitaplara acilen ihtiyacımın olduğunu söylüyorum, oğlum için alacağımı belirtiyorum.
“Sekretere adresinizi bırakın hemen gönderelim” diyor. Teşekkür ediyorum, ben de ücretini sekreterden alacağım hesap numarasına hemen EFT ile göndereceğimi söylüyorum. Gerek olmadığını söylüyor karşımdaki bey. Israr ediyorum ama nafile. Karşımdaki ses çok kararlı… Teşekkür edip telefonu kapatıyorum.
Ne kadar ilginç bir dünyada yaşıyoruz değil mi?
Aynı kitapları web’ten parasıyla satın almak istiyorsunuz, işi kitap satıp, para kazanmak olanlar size yardımcı olmuyor.
İşi kitabı yayınlamak olansa “paraya ne gerek var?” diyor…
Bence web sitesinde cevap veren arkadaş maaşlı eleman, yayınevinde konuştuğum kişiyse patron olduğu için bu deneyimi yaşadım.
Dünya ilginç, bazı insanlarsa çok iyi… Ama biz etrafımızı saran kabalığa ve saygısızlığa o kadar alışmışız ki iyiyi görünce sadece şaşırıyoruz…

Merhaba…
Ersin bey peki PCNet teki görevinizden bahsettinizmi yayıncı firma ile olan görüşmelerinizde?
Eğer öyleyse çok normal bi davranış
)
Selim hayır bahsetmedim.
Sence benim telefon konuşmalarım şöyle mi geçiyor?
- Alo Ahmet Bey ile görüşecektim???
- Ben Ersin, PCnet’in yayın yönetmeniyim, sanırım yanlış çevirdiniz :=)
“Merhaba satış personeliniz ile görüşebilir miyim? Ben ayda şu kadar satan PCnet dergisinin yayın yönetmeniyim. ”
Tarzında bir giriş daha etkili olabilirdi:D
Aynı şeyi biri bana yaptığı zaman kesinlikle yardımcı olmuyorum.
Yani CD’yi ya da dergiyi kaybeden bir okurmuz aradığında eğer buralarda fazladan bir CD ya da dergi bulabiliyorsam hemen göndermeye çalışıyorum ama “ben sadrazam’ın sol uvzu” diye lafa girenlere hiç yüz vermiyorum