
Live 8
4 Temmuz 2005
Aslında seyretmem gibi geliyordu. Nedense son zamanlarda içimdeki müzik ateşi farklı bir hal aldı. Konserlere gitmektense Radyo Eksen‘in play list’iyle yetiniyorum.
Neyse, dediğim gibi yaklaşık bir haftadır radyoda anonsları duydukça hep “kim seyredecek?” modundaydım.
Ama Live 8, Cumartesi gecemi esir aldı. Saatler boyunca televizyonun karşısına çakılıp kaldım. Özellikle Velvet Revolver‘a bayıldım.
3 tane eski GNR üyesinin AXL’a bu kadar benzer bir solistle yola çıkmış olmalarına hiç şaşırmadım. Ve Live 8 sırasında NTV‘den seyrettiğim grubu çok sevdim.
Konser sırasında aklımı çelen diğer bir grupsa Linkin Park‘tı. Nedense şu nu-metal olayına hep mesafeli yaklaştım ve Live 8′i seyrederken Linkin Park konusunda ne kadar hata yaptığımı anladım.
Bugün ilk iş olarak Blue Jean‘deki arkadaşlardan bu 2 grubun albümlerini edineceğim…
Ve tabii bir de Gilmour’un kendi konserlerinden ortalama 3 saat önce sahne arkasına gelerek Velvet Revolver’ı dinlemesine bayıldım… Ama Pink Floyd sahneye çıktığında adamların bu yaşta yaptıkları işe verdikleri değere saygı duydum.
“Keşke ben de Londra’da olsaydım” demekten alamadım kendimi…

Konser insanlık adına bir konserdi çıkan sanatçıların nasıl müzik yaptıkları hiç önemli değil önemli olan orda olmalarıydı