Geçen hafta, bir akşamüstü sevgilim telefon açtı. Eve giderken Ortaköy Dereboyu Caddesi üzerideki DiaSA’dan alışveriş yapmış. Sonra bazı şeyleri almadığını fark edip, yine aynı cadde üzerindeki Namlı’ya girmiş.
Bu kadar fiyat farkı normal mi?
Sevgilim Namlı’dan alışverişi yaparken, biraz önce DiaSA’dan 2.2 TL vererek satın aldığı Tat Ketçap’ın etiketinde 1.8 TL yazdığını görmüş. Ertesi gün aradaki fiyat farkından duyduğu rahatsızlığı DiaSA müşteri hizmetlerine de iletti. Anladığım kadarıyla DiaSA müşteri hizmetleri “minareyi çalan, kılıfını hazırlar” mantığında bir cevapla bu şikayeti geçiştirdi. Ürün müdürünün kendisini arayacağını da söylemişler ama sanırım arayan, soran olmadı. Zaten ürün müdürü arayıp ne diyecek ki?
Arayıp “1.8 TL’ye satsak bile kâr edeceğimiz Tat Ketçap’ı size 2.2 TL’ye satarak açıktan % 22 daha kâr ediyoruz. Anlayacağınız keyfimiz gıcır. Ben de DiaSA’nın en gözüpek, en işini bilen ürün müdürüyüm. Genel kurulumuz da bu vurgunu onaylıyor” demedikten sonra, ne dese boş değil mi?
Anlayacağınız aynı cadde üzerinde, iki farklı markette, aynı ürün arasında dağlar kadar fiyat farkı var. Bu durumu kendi aramızda çok konuştuk, mantıklı bir açıklamasın bulmaya çalıştık. Ama bulamadık tabii. Ne dükkan kiraları, ne kampanya, ne de kâr marjları aradaki bu büyük farkı açıklamaya yetmedi.
DiaSA ve Namlı Hipermarketleri
DiaSA, dünyaca ünlü İspanyol Dia Group’un Türkiye’de Sabancı ile ortak kurduğu bir marketler zinciri. Dia Group’un Arjantin, Brezilya, Çin, Fransa, Portekiz ve İspanya’da da süpermarketleri var. Diğer ülkelerdeki strateji nedir bilmiyorum ama Türkiye’de Sabancı ortaklığıyla kurulan DiaSA’nın en önemli kozu ucuz olması.
Namlı ise bildiğim kadarıyla sadece İstanbul’da bulunan, DiaSA ile kıyaslandığında gayet küçük, bir marketler zinciri.
Watsons ve Gratis
Derken İstanbul’un karlar altında kaldığı 23 Ocak 2010 günü benzer bir şey benim başıma da geldi. Ben Watsons mağazalarını ilk kez Cevahir Alışveriş Merkezi’nde görmüştüm. Sonra Nişantaşı City’s’de de açıldığını fark ettim. Bildiğim kadarıyla Watsons, özellikle Uzak Doğu ülkelerinde çok popüler olan, ıvır, zıvır ve kozmetik malzemeleri satan bir zincir. O gün Nişantaşı’ndaki mağazadan 8.45 TL’ye Gliss saç bakım kremiyle, 4.99 TL’ye Trim marka tırnak makası aldım.
Aynı gün yolum Levent’teki MetroCity’e de düştü. Orada da Watsons benzeri Gratis isimli bir mağaza var. Biraz önce Watsons’dan aldığım ürünlerin buradaki fiyatlarını merak ettiğim için girip baktığımda aynı Gliss saç bakım kreminin 7.10, Trim tırnak makasının ise 4.50’ye satıldığını gördüm. Yani Watsons’da 13.44 TL ödediğim ürünleri, Gratis’ten 11.60’a satın almak mümkünmüş.
Biraz önce Gratis’in pek kullanışlı olmayan web sitesinden öğrendim ki, Gratis bir Türk markasıymış. Yani aynen Namlı gibi
Bence serbest piyasa ekonomisi anlayışımızda bir yanlışlık var. Bu kadar küçük ve ucuz ürünlerde, bu kadar fiyat farkı olmaması gerekiyor. Ya sivil toplum eliyle aradaki fiyat farkları ifşa edilmeli (ki benim yaptığım budur) ya da devlet kontrolünde bu haksız kazancın önü kesilmeli. Çünkü bence ortadaki tek sorun, çalışılarak kazanılan bir paranın harcanmasında değil. Bu gibi fiyat farkları, enflasyonun artmasına, ülkede üretilen değerlerden oluşan gelirin eşit olarak paylaşılamamasına neden oluyor. Bir de tüketicinin kendini kötü hissetmesine tabii